" Nasıl olsun? Akşam ayininde çan çalacaklardı. Papazın karısı için vermedi. Papaz misafirliğe gitti, şeytanlarda kilise mezarlığında gezmeye.... "
" Sus amca! Yağmur yağarsa mantar çıkar. Mantar çıkarsa, sepet de bulunur. Şimdi sen baltanı sakla, korucu dolanıyor. Efendim sağlığınıza içiyorum. "
Bu saçma konuşmanın ne anlama geldiğini, o anda tabi ki bilemezdim. Ama daha sonra, 1772'de patlak veren ve bastırılan Yayık Kazanlarının isyanlarından konuşulduğunu anlamıştım.
Ey ırak diyar, güzel diyar,
Ey bilmediğim diyar!
Ne kendi arzumla geldim sana
Ne de asil bir atın sırtında...
Beni, bu yiğit delikanlı
Gençliğin ateşi getirdi buraya!
Bir de başımdaki kavak yelleri.
Eski Halk Müziği
Babam:
" Güle güle, Pyotr. Yeminini tut, doğrulukla çalış. Aferin alacağım diye kendini yorma ama çalışmaktan da kaçma. Ve şu atasözünü hiç unutma: " Elbiseni yeniyken, şerefini gençken koru! " dedi.
Adımın anlamı âşık ise
Gönlümün fermanı yazılmış ise
Mahzun gönlüme dem çökmüş ise
Demi benden çayı senden ise
Bir çay koy azizim yeniden başlıyoruz...