Görmek, fotonların beyindeki görme korteksi tarafından doğrudan yorumlanabilmesi demek değildir; bu deneyime bütün vücut dahil olur. Bebekler yataklarındaki parmaklıklara çarptıklarında, ayak parmaklarını ağızlarına soktuklarında yaptıkları şey, keşiften ibaret değildir; aslında bir yandan da görme sistemlerini eğitmektedirler.
Gün içinde, bu bütünleşik nöral karmaşıklık içinden bilinçli bir "siz" çıkacak, nöronlarınız arasındaki etkileşimlerin çok az değiştiği geceleri ise bu 'siz' ortadan kaybolacaktır. Sevdikleriniz, nöronların dalgayı ölüme terk edip tekrar karmaşık ritmlerine döndükleri anı beklemek zorundadırlar. Çünkü ancak ozaman geri dönersiniz.
Öyleyse beyne sahte anılar yerleştirmek mümkün olduğu gibi, insanların bunları kucaklayıp süslemeleri; kimliklerinin dokusuna fantezi unsurları katmaları da mümkündü.