İsteyerek bitmediğimiz bir kıyıda
yavaşça soğuyarak beklediğimiz anlaşıldığında,
içimizden bazıları anlam istedi
bazıları kuş isimlerini ezberlemek için defter tuttu
anlam isteyenlerimiz,
anlamın ne anlama geldiğini anlayamadan göçtüler
kuşları izleyenlerse,
defterlerine çırpınmak diye yazdı uçmanın çoğunu
isteyerek bitmediğimiz bir kıyıda
yavaşça soğuyarak beklediğimiz anlaşıldığında,
bizden önce de hışırdıyordu ağaçlar,
su bizden önce de ilerliyordu
neden bilmek isteyelim kim olduğumuzu,
geldiğimizde
alın kemiklerimize birer yıldız mıhlanmıştı
güzeldi,
parlıyordu.
#Tan Babür
"Ölürüm daha iyi, tekrar aşağı inmem," dedi Anabelle. "Bana istedikleri kadar ilaç versinler, en ağır ilacı bile ölümcül bir zehre dönüştürebileceğimi hissediyorum."
"Ben de." dedi Germaine. "Gerekirse nefes almayı keserim. Bu bir irade meselesi olmalı, kalbimizi atmaktan alıkoyabileceğimize eminim."
Ben, olayların bir anlam taşıdığı bir dünyada yaşamış olanlara göre bu duruma daha az şaşırıyordum. Tuhaflıktan başka bir şey bilmiyordum ve sanırım beni içten içe onlardan farklı kılan da buydu, bunu yavaş yavaş anlıyordum. Özgürdük.
İşin aslı, içinde bulunduğumuz hapishaneyi değiştirmiştik o kadar.
Lacan'ın söylediği gibi, hakikatin tamamı konuşulamaz, çünkü dil bunun için yetersizdir. Analiz sırasında aktarımda bulunurken, sözün arkasında mutlaka arzuyla ilişkili bir artık, tortu yaratılır.