Gamze

Gamze
@Gamzesnp
"Bırakın gözleriniz duygularınızı göstersin, her şeye baksın, görebileceklerini görsün."
Var olmak, her şeye rağmen mi, her şeyle birlikte mi?
9/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2023 23. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2023 23:49
Niyet ettim bir inceleme daha yazmaya deyip başlıyorum:) Ayfer Tunç yeni keşfettiğim bir yazar oldu ama İyi ki'lerim arasına girdi. Roman ve hikayerindeki karakterlerde içsel çatışma ve hayatta bir varlık gösterme çabası sıklıkla gözlenebilir oluyor. Belki de budur bizi içine alan. Anlatımı böylesine sadeyken cümleleri içinizde dalgalandırmak kabiliyetine sahip, bu nedenle çok değerli buluyorum. Kuru kız bu yıl yayımlanan bir roman. Adından da anladığınız üzere bir kadının hayatta var oluşunu bedeni, duyguları, tüm eylemleriyle önümüze koyuyor. Kuru kız, evlat, kız kardeş, komşu, belki biraz arkadaş olarak var olurken birinin 'Eş'i sevdiği kadın olarak hiç var olmuyor. Onu tanımlayan diğer sıfatların arasında, en yoksun bırakanı bu oluyor. Öyle bir yoksunluk ki bu sıfatı edinememek onu ' Kuru kız' yapıyor. Belki bunun fiziksel bir imaj olduğunu düşünebilirsiniz ilk etapta, çünkü karakterin fiziksel zayıflığı hep ön planda. Ama ben bunun bahsettiğim 'yoksunluğun' vurgulanması için özellikle seçildiğini düşünüyorum. Erkek'siz olmak kız kuruluğuna, yani dolaylı yoldan kuru kıza götürüyor bizi. Tüm bu tanımlamalar ana karakterin dışında gerçekleşiyor. O bu tanımların dışında bir yerde var olmaya inatla devam ederken, bu kendiliğindenlik kimisine rahatsızlık veriyor ya da çoğu zaman görmezden geliniyor. Okurken kitabın üzerine aldığım notlardan birinde şunu yazmışım; İçimde bütün olan ne varsa, parça parça ayrılıyor kuru kız'ın hikayesini okurken. Ona ve ruhuna batan dikenleri bu cümlelerde bir bir çıkardıktan sonra kanlı deriyi görebiliyorum. Biz gibi kanıyor. Hikayeler çoğunlukla ailesi etrafında dönmesine rağmen ailedeki her üyenin ayrı ayrı yalnız olduğunu hissediyorsunuz. Hayatlarının 'hayatsız bir hayat' olduğunu da. Çok sevdiği kardeşine bile bir yandan derinden
Edebiyat & Roman
Kuru KızAyfer Tunç · Can Yayınları · 20237,9bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bir Nedeni olan Nasıla katlanabilir mi?
Puan vermedi·155 syf.··
2023 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Temmuz 2023 02:11
Her yerde denk gelmemin aksine sonunda beni kitabı okumaya iten, anlam ve anlamlandırmayla bir derdi olmasıydı. Çünkü hep tekrar ettiğim şu klişe cümle bu konu üzerine söylenmiş en makul ifadeydi benim için; "Hayatın anlamı anlamsızlığındadır." Yazar anlam istencine karşı çıkılmasını, bunu sorgulamanın patojenik olduğunu düşünenleri ısrarla eleştiriyor. Kısacası varım, buradayım o halde varlığımın anlamını da sorgularım kardeşim diyor:) Düşününce hayata tek bir anlam atfetmemekle, 'anlam anlamsızlığındadır' demek aslında bir noktada kesişen iki olgu. Birbirinin zıttı iki çizgi gibi görünmüyor bana. Çünkü anlamsızlığın içinde bir akışkanlık ve değişkenlik mevcuttur. O tekliğe ve sabit olana indirgenemez. Anlamsızlık manadan yoksun olmaktan ziyade verilebilecek cevabın tekliğinden yoksun olma durumunu ifade eder. Köyden şehire, dünden bugüne, çocuktan gence, gençten yaşlıya ve senden bana "anlam" değişkenlik gösterir. Kesinlikle ayırdığınız zamanı size tüm duyguları ve sorgulamaları yaşatarak hak eden, kendisi minik ve bir çırpıda okunsa da etkisi büyük olan türden kitaplardan biri. Sadece kendinize değil alıp etrafınızda bu konuda dertli olan arkadaşlarınıza da hediye etmek için yerinde bir seçenek olabilir. Kitaptan bir alıntıyla noktalıyorum; Varoluşçuların da söylediğine göre, "insandan asıl beklenen hayatın anlamsızlığı değil, 'koşulsuz anlamlılığını' rasyonel boyutta kavrama yetisinden yoksun olunabileceğidir."
Deneme, İnceleme
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,2bin okunma
- Nesnelerin gerçek doğası
Puan vermedi·148 syf.··
2023 3. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2023 16:49
Kitapçıya girdiğimde daha önce Hesse okumadığım için yazarın bir kitabını almak istedim ama tabiki bu Siddhartha olmayacaktı. Neden? Çok fazla duymuştum ve çok fazla okunduğunu bildiğim, herkesin elinde olan kitapları okuma hevesi duymamak gibi bir huy nedeniyle. . Sonuç olarak bu döngüyü kırıp aldım, okudum ve pişman olmadım. Benim gibi düşünenlere bir parantez :) Aralıksız okumalarda ama bu kadar da bilgelik bana fazla dedirtti:) o yüzden bir kaç kitabı aynı anda okuyabilenler için çok daha keyifli ve meditatif bir seçenek olacaktır. Her bölüm sonunda Ben'e varmak için gidilen yolların Siddhartha'ya sunduğu bir öğreti var. Isıyla eğilip bükülen bir demir gibi insanın da eğilip bükülen, değişken bir varlık olduğunu, Buddha imgesine dönüşme hayaline, gerçek üstü bir kutsallıkta değil '' kutsal olmayanın '' (çocuk insanın) varlığını da kabul edip, kutsayarak varıldığının göstergesidir Siddhartha. Yazarın doğu felsefesine, insan psikolojisine olan ilgisi, mistik anlatım tarzı diğer kitaplarını da okumaya körüklüyor. Ve son olarak yine bir Kamuran Şipal çevirisi beni hayran bıraktı. Cümleleri, kelimeleri aynı büyülü haliyle bir araya getirip beklenen etkiyi ruhuma sundu. İmgeler ve metaforlar dünyasındasınız. Kitabın sonlarında yer alan 'taş metaforu' ve özet niteliğinde bir kaç alıntıyla bitiriyorum: '' Şu gördüğün, dedi taşla oynayarak, bir taştır, belli bir zaman sonra toprak olacak belki, topraktan da bitki boy verecek ya da bir hayvana, bir insana dönüşecek. Eskiden olsa derdim ki: Bu taş yalnızca bir taştır, değersizdir. Ama bugün şöyle düşünüyorum: Bu taş taştır, aynı zamanda hayvandır, aynı zamanda Tanrı'dır, Buddha' dır, ilerde şu ya da bu nesneye dönüşeceği için ona saygı duyuyor, onu sayıyor değilim, çoktan ve her zaman şu ya da bu nesne olduğu için sevip
Hayat
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202446,9bin okunma