Sıradan bir günü sıradışı bir aktarım. Resmen kitaba bu durum hakim. Gündelik hayatta denk geldiğimiz insanların ya da yaşadığımız duyguların bu derece yalın ve etkileyici bir şekilde aktarılması beni kitaba hayran bıraktı. Orhan Bey'in kalemine, zihnine, düşünce yapısına bayıldım!
Ölümün gerçek yüzlerini 5 ayrı hikâye ile filtresiz anlatan bir kitap. Dünyaya tapan, sorgulamadan, ölümü umursamadan ahmakça yaşayan insanların hikayeleri...
Kızılderili kasabasında yaşayan yoksul bir ailenin inci avcısı erkeği eşi bulunmaz bir inci bulur. Bulur bulmasına ama inciyle beraber binbir türlü bela da gelir.
Toplumdan dışlanmış kızılderililer içinde yer alan aile o güne değin yaptığının tam tersine boyun eğmek yerine baş kaldırmak ister. Başarabilir mi okuyup görmeli..
Dostoyevski ile tanıştığım kitap oldu Ezilenler.
Dili ağırdır zor ilerler diye bir önyargım vardı ancak sadece bir önyargı olarak kaldı. Romanın içindeymişsiniz gibi doğal bir akışla ilerleyen bir kitap.
Burada çevirmeni de tebrik etmek gerek. Rahmetli Nihal Yalaza Taluy müthiş bir çeviri yaparak kitabın değerini korumasında en büyük rollerden birini oynamış görünüyor.
Betimlemeler kitapta çokça yer alıyor bu sayede sizi de hem ortama hem de karakterin iç dünyasına dahil ediyor.
.
.
-"Düştü bunlar Vanya"
-"Düş olan ne?"
-"Her şey. Bu yıl olup biten her şey. Ah Vanya neden senin mutluluğunu da yok ettim sanki?"
.
Gözlerinden, "Oysa ömrümüzün sonuna kadar mutlu olabilirdik." düşüncesini okudum.
Bu kitabın nasıl bu kadar az okunduğuna şaşırdım doğrusu.
"Ne derseniz deyin çocuklar. hayat okumaya başladıktan sonra sıkılıp bir kenara attığınız kitaplara benzemez. Kapağını açtıktan sonra artık sonuna kadar gitmek zorundasınız."
"Eğer gerekiyorsa ve doğru yerde doğru safta savaşıyorsan yaşadığın her şeyin bir anlamı vardır. Kafandaki yaranın hayatta kalmanın "o gün oradaydım" demenin veya ölmenin. Üzülmek hayatın bu gerçeğini değiştirmez. Ancak insan olmak için gerçeğe ne kadar inanırsak inanalım bazı şeylere de üzülmek zorundayız. Ben hep inanmışımdır. Dünyanın göreceği son savaş birçoklarının düşündüğü gibi dünyanın sonu değil en mutlu günü olacaktır."
Kore gazisi Yusuf'un hayatını ve dostlarını dönemin siyasi olayları ile harmanlayarak anlatan müthiş bir roman. Birçok yerinde tüylerim diken diken olarak okudum kitapta yer alan dostluklar beni çok etkiledi. Umarım sizler de okursunuz.