Gülşen Güzey

Gülşen Güzey
Puan vermedi·150 syf.··
Beğendi
·
2021 11. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2021 14:25
DİKKAT! SÜRPRİZBOZAN İÇEREBİLİR! Sevinç Çokum dili ve anlatımıyla çok beğendiğim bir yazar. Eserlerinde insanı, doğayı, dünyayı öyle güzel anlatıyor ki okurken o dünyaya dalıp gitmemek mümkün değil. Rozalya Ana, 10 öyküyü barındıran bir eser. 1.Rozalya Ana: İkinci Dünya Savaşı’nda Kırım’dan Özbekistan’a sürülen Türklerin durumu Rozalya Ana karakteri üzerinden anlatılmış. Rozalya Ana, seneler sonra “memleket” bildiği Kırım’a dönmüş, burada kıt kanaat geçinmekte ve derme çatma da olsa kendine bir çatı kurmak için çabalamaktadır. Eşi ölmüş, kızı İncinar ise İstanbul’a üniversite okumaya gitmiştir. Arkadaşları Feride, Sakine ile pazara giden, akşam evinin önünde ateş yakıp herkese analık eden Rozalya; gençliğini geride bıraktığını üzüntüyle hisseder. Komşusu Şefika’nın oğlu Batur Can’a ve diğer komşulara cesaret vererek evleri yıkmaya gelen milislere direnmiştir. Batur Can’ın iltifatlarıyla kendini aynada güzel görmeye başlasa da gençlik yıllarını geride bıraktığını çabuk hatırlar. Nitekim “Yetişeceği bir şey değildi artık zaman... Gençliği ötede kalmıştı.” (Sayfa 3) Göçe zorlanmış insanların trajedisi Rozalya Ana’nın ağzından şöyle verilir: “Bizi o kara vagonlara tıkıp sürdüklerinde ben beş yaşındaydım. Bir ayda vardık oralara. Yollarda ölen ölene Gülşah balam. Atardılar öleni hayvan yavrusu gibi yolun bir kıyısına. Taşıdığımız canın kıymeti işte bu kadardı... Sürgün sızılarımızı kalplerimizin derinlerinde sakladık. Zaman zaman çıkarıp onu, ağladık.”(S.7) 2.Bir Ağacın Dilinden: Bu öyküde bir ağacın serüvenini ağacın kendisinden dinliyoruz. Eli mürekkep kokan fesli bir adamın, küçücük bir fidanken bulduğu bu ağaç, önce içine atıldığı ceketin cebinde unutuluyor. Hatırlanınca konağın bahçesine dikiliyor. Konağın üç güzel kızını ve hasta hanımını bize anlatıyor. Üç güzel
Öykü
Rozalya AnaSevinç Çokum · Kapı Yayınları · 2019216 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Gülşen Güzey

, bir kitap okudu
Puan vermedi·136 syf.·
Beğendi
·
2021 14. kitabı
Çiğdem Sezer
9.6/10 · 41 okunma
Puan vermedi·592 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2021 15:38
SUS BARBATUS! 2 Birinci kitapta kışın karlı günlerinde yaşananlara tanık olduk. Bu ciltte ise durmadan yağmur yağdı. İzmir’in de okuduğum sırada yağmurlu olması hayal gücüme katkıda bulundu. Yağmurlu havayı bu kadar iyi gözlemleyip bu kadar iyi aktarması yazarın anlatımına hayran bıraktı beni. İlk ciltte Kenan ve Zeynep ikilisinin yaşadıkları verilirken bir yandan da devrimci gençler verilmişti. 12 Eylül’e giden olaylar bu kitapta daha yoğun işlenmiş. Yine fonda Elif ve Civan Yusuf’un aşk öyküsü var. Ancak “emek, hak, özgürlük” diyen gençler ön planda tutulmuş. Yazar, doğaya ve insanın doğayla bütünleşmesine hemen her fırsatta yer vermiş. İnsan ile doğa ve doğadaki varlıklar arasında fark gözetmemiş. Hatta kuş, köpek, domuz, ceylan isimlerini büyük harfle yazarak doğanın daha önemli olduğunu vurgulamış bence. Şu sözleri okuduğumuzda bunu daha iyi anlarız: “Bir çalının kaderi neyse seninki de o, daha fazlası değil. Diyelim ki, yaşam insana neden daha fazla değer versin? Oysa insan yaşadığı güçlükleri abartmaya meyillidir. Sanki o insan olmakla bunun daha azını hak etmiş.” Kitabın bütün olayları, kahramanları elbette çok etkiliyor okuru ama en önemlisi hissettirdiği duygular. “Doğayla insan, insanla insan bir arada uyumla yaşayabilir.” fikrine varıyoruz. Bunca zulüm, bunca mücadele ve bunca haksızlık o kadar boşuna ki... Romanda hem üsluba etki eden hem de eser örnekleriyle karşımıza çıkan Dede Korkut’tan Köroğlu destanına, Yaşar Kemal’den Maupassant’a kadar geniş bir yelpaze var.
Edebiyat
Sus Barbatus! 2Faruk Duman · Yapı Kredi Yayınları · 2020441 okunma