“ İnsanlar hayata sahafta ki kitaplara bakar gibi bakıyorlar. Yeni kitaplar ucuz, eskiler pahalı. Hayatta da eski zaman önemli. Bugün değil dün değerli, ondan önceki gün daha da değerli.”(sayfa 28) Ama roman kahramanımız Boratin, geçmişini hatırlamıyor. Geçmişi hatırlatan arkadaşlarının bile gerçekliğinden şüphe ediyor ve “Gözümü açtım ki hiç kimseyim. Bir bedenim var. O kadar.” diyor. Bu bedende kimin var olduğuna ve bu kişinin iyi mi kötü mü olduğuna dair hiçbir fikri yok.
Boratin; arkadaşları Bek, Efendi, Hayala ile birlikte bir müzik grubunun önemli solisti ve beste yazarı. Ancak sebebini anlayamadığı bir intihara kalkışıyor. Ölmüyor ama hafızasını yitiriyor. Eser, Boratin’in geçmişi hatırlamaya çalışması ve yaşamla ilgili kendini sorgulaması üzerine kurulu. Uzun hikaye veya novella diyeceğimiz Labirent, okura Boratin karakteri üzerinden yaşam, ölüm; geçmiş, gelecek ve yaşanmışlıklarla ilgili sorgulamaları yaptırıyor. Psikolojik tahlillerin ön planda olduğu kitapta, çeşitli müzisyen isimleri, müzik kavramları, şiirler de yer alıyor. Burhan Sönmez’in içe derin derin işleyen, etkili anlatımını çok seviyorum.