Quid est veritas? Yaşama ve Öğrenmeye dair her şey!
Uludağ Üniversitesi
Hala Öğrenmeye çalışıyor;
Tarih, Siyaset Bilimi, Uluslararası İlişkiler, Bilim Kurgu ve Şiir...
“Elden kaçan" kişi, aslında tam da kaçtığı için "O" özel kişidir ama bu da bir yana çoğumuz "hayatımızın aşkı"nın veya gerçek aşkımızın tek bir kişi olduğunu düşünür ve o kişiyle birlikteyken ilişkimizi yürütememiş olmaktan sonsuz pişmanlık duyarız. Buradan, objet a'yı partnerlerimizde diğer sanlarda olduğu kadar rahatça göremediğimiz veya tespit edemediğimiz çıkarımında bulunabiliriz; bunu apaçık göre-bildiğimiz bir partnerdeyse artık iş işten geçmiştir!
Onlarca yıldır psikoloji ve psikiyatri herkes için neyin "normal" olduğunu belirlemek ve herkese neyin normal ve anormal olduğunu buyurmak için uğraşıp didinirken, psikanaliz (tabii en azından ideal olarak) her insanın kendi deneyiminde biricik olana odaklanmıştır.
Bilgi bakımından, Diotima'nın diyalektiği sistematik, yapılandırılmış, güvenilir bilgiyi (epistemoloji sözcüğünün kökünü oluşturan eruoonun veya epistéme'yi), yani Sokrates in olağan sorgulamalarıyla tesis etmeye çalıştığı türden bilgiyi cehaletle (afıa veya amathia'yla) yan yana koyar. Gelgelelim, diyalektiği bununla da sınırlı kalmaz. Diotima kanıtlanamayacak, kendiside sahip olmadığından herhangi bir gerekçe sunamadığı, yine de doğru görünen bir bilgi türü daha olduğunu söyler. Kendisi buna Soğa (dóxa), yani kanı adını verir (bu terim doğru veya isabetli anlamına gelen ortho ile birleştiğinde ortaya aşina olduğumuz "ortodoks" ve "ortodoksluk" terimleri çıkmıştır). Dóxa kendi içinde şeffaf veya tamamen açıklanabilen bir bilgi değildir fakat "doğru kanı" olduğunda, “gerçeği yakalar” veya gerçeğe denk gelir.