İvan Yefremov, 1909 doğumlu. Çarlık Rejimini tanıyamayacak kadar küçük ama Ekim Devrimi ile birlikte Rusya da başlayan Bolşevik rejimi ile birlikte büyüyecek bir yaşta dünyaya gelmiş.
Bir paleontolog ve fosil bilimi uzmanı olarak yetiştiği Sovyetler Birliğinde Ekim Devrimini, İç Savaşı, Stalinin Büyük Temizliğini, 2. DS nı ve Stalinin Ölümünü bizzat yaşamış.
Bilim Adamı kimliği, içinde yetiştiği SSCB nin giderek Stalinist Diktatörlükten, Bürokratik Diktatörlüğe evrilişine bir çözüm üretme zorunluluğunu onda hissetirmiş.
Andromeda Nebulası, Yefremovun zihnindeki "Emekçi Cennetinin" tam bir yazına dökülmüş halidir diyebiliriz.
Ekim Devrimini görmüş bir çocuk olarak Yefremov giderek Bürokratik Yozlaşmaya evrilen "Devrimini" nasıl tekrar "rayına" oturtabileceğine cevap vermiş.
Bu cevap Romanın ilerleyen bölümlerinde herkesin teknoloji sayesinde katılabildiği özgürce ve eşitçe oy kullanabildiği Sovyetlerce yönetilen bir Dünya tasavvuruna ve bu Sovyetlerin Başkanlarının da "Sorumluluklarını üstlenen ve gereğini yerine getiren" İdeal Yöneticilerden oluşturulması ile verilmekte.
Bu haliyle Yefremov bir nebze de olsa Antik Yunan demokrasisini örnek almış diyebiliriz. Kölelerin olmadığı geleceğin Sovyet Toplumunda kadınların da oy kullanıyor olması Antik Yunan Demokrasisinden ayrışan ama İdel Devlet ve İdeal Yönetici betimlemeleri ile de Platona yaklaşan bir çizgide bu tasavvuru kağıda dökmüş.
Çarlığın ve Sovyetlerin en belirgin imajı olan Sibirya Sürgünü ve Toplama Kamplarının yerini kişinin kendi kendini gönderdiği Unutulma Adası var. Yefremov Adalet kavramını kişinin kendi vicdan muhakemesine bırakarak aslında oldukça riskli bir yol izlemiş. Sovyet Yargıcı Yoldaşlara duyduğu derin ve de haklı güvensizlik bunda rol oynamıştır da diyebiliriz.
Andromeda Nebulası, Ekim