Ey Fuzuli daima Devran muhaliftir sana Galiba erbab-ı istidadı devran istemez
Dünyayı baş aşağı seyretmem halinde, onun ile aramdaki çatışmanın sona ereceğinden zerre kadar kuşkum yok. Niçin amuda kalkmayalım ki? Evet, neden dünyanın evrildiği yöne doğru kendimi çevirmem gereksin?
Ters duran, yol kesen, durmaması gereken yerde duran ben değilim bilakis o!
Muhalefeti ben seçmedim; bilâkis bana muhalefet eden, beni gittiğim istikametten çevirmek, sözümona bütün heybet ve haşmetiyle yoluma dikilip gidişimi engellemek isteyen asıl o!
Mülevves elleriyle güya yakama yapışıp özümü gerçekleştirmemi engelleyeceğini sanan ve özüme uygun davranmamdan rahatsızlık duyan da yine o!
Karşımdan çekilmek ona düşüyor; zira karşıma çıkan kendisi! O kendi doğasına uymalı ben de kendi doğama. Yapmam gerekeni nasıl olur da yapmaktan vazgeçerim? O varsın istemesin, varsın oyuncaklarını geri istesin! ben onlara hiç talip olmadım ki! Beni eğlendirmek amacıyla önüme attıklarına başımı bile çevirip bakmadım ki!
Beni her iki anlamıyla da eğlemek eğlendirmek isteyen dünya, öylece durup oyuncaklarıyla eğleneceğime, yerimden kımıldamayacağıma, güya eğlenip eğlenmeyeceğime nasıl inanabilir?
Biliyoruz ki o hiçbir zaman iktidar sahibi olamadı. Onun bütün işi gücü muhalefet... tüm yaptığı baştan çıkarıcılık... genel olanı, yaygın olanı, Güven verici olanı elinde tuttuğuna inandırmak Hz İnsan'ı