O, kul tevbeden usanmadıkça affetmekten usanmaz.
Eğer günahların seni alt etmişse, şeytan sana amellerini süsleyip güzel göstermişse, O’na dönmeyi ve şöyle demeyi dene: “Rabbim! Günah işledim; ama senden başka sığınacak kimsem yok. Kulların çoktur, fakat benim senden başka Rabbim yok.”
İşte bu söz O’na yeter; hoşnut olur. Yılların günahlarını bir anlık tevbe ile siler.
O hâlde şeytanın seni O’nun rahmetinden ümitsizliğe düşürmesine izin verme.
Geceleri elini uzatır ki gündüz kötülük eden tevbe etsin; gündüzleri elini uzatır ki gece kötülük eden tevbe etsin. Kim O’na gelirse, günahları dağlar kadar olsa bile onu geri çevirmez. Kim kapısını çalarsa, ona kapısını açar; kim O’na yürüyerek gelirse, O ona koşarak gelir.
O, affı sever, affedicidir; bağışlamayı seven bir Kerîm’dir.
Sen misin kurban,
Yoksa ben miyim İsmail?
Seven mi can verir sessizce,
Sevilen mi bilemez kesildiğini?
Bir elim sende asılı kaldı,
Diğeri o derin sızıda...
Akıyor İsmail, durduramıyorum,
Belki de akmalı, durmamalı.
Yusuf kuyuda beklerken öylece,
Dudağı çatlamış, susuz kalmamalı.
Madem hayat verecek birilerine;
Varsın aksın, toprağa karışmalı.
Kanımız akıyor İsmail,
Hayır, kanımız akmıyor aslında;
O, vurduğu yerden bihaber,
Bilmiyor içimizden neyi kopardığını.
Öyle bir çıkmaz ki bu İsmail;
Hem kurban benim,
Hem vurulan benim...
Kendi bıçağında can çekişen benim.
Garp yeli
Ey Köhne Yalnızlık
Ey köhne yalnızlık!
Seni rab edinmeyeceğim.
Yalnız geçeceğim belki bu yollardan,
İliklerime işleyecek o soğuk sızı;
Ama yine de seni rab edinmeyeceğim.
Sokaklarda tek başıma yürüyecek,
Babamın mezarına kimsesiz gideceğim.
Gidip bir çiçek alacağım kendime,
Ama sana asla boyun eğmeyeceğim.
Ey biçare dünya!
Seni de rab edinmeyeceğim.
Sokaklarda çığlık çığlığa koşan çocuklar,
Parklarda bir oturup bir kalkan sevgililer...
Annesini, babasını sevdiğini söyleyip
Onları bakımevlerine terk edenler;
Sizin o "sevginizi" rab edinmeyeceğim.
Çiçekleri koparıp sevdiklerine verenler,
Onları fotoğraflarına süs,
Yalnızlıklarına arkadaş edenler...
Papatyalara yapılan o büyük zulümden sonra,
Sizin çiçek sevginizi de rab edinmeyeceğim.
Rab edinmeyeceğim attığınız o boş nâraları,
Ve modası geçmiş kalabalıklarınızı...
Ah, edinmek ne kadar kolay!