Günümüzde karşılaştığımız ahmaklıkları, sefillikleri ve şevkimizi kıran diğer şeyleri çağımıza özel sanma gibi bir eğilimimiz var; ancak bunların klasik diyaloglarda tasvir edildiğini duyduğumuzda hiç de yeni olmadıklarını anlarız. Zaten Stoacıların iddalarından biri de bu: İnsanlığın hikayeleri ve sonra sorunları değişmez, yalnızca yeni bir kisveye bürünür. Çareler için de aynısı söylenebilir.
İnsanlar hayatımıza en çok ihtiyaç duyduğumuzda girerler. Onları beklemediğimizde ya da zorlandığımızda değil, hayır evren onlara ihtiyaç duyduğumuzu bildiğinde gelirler.