“Karanlığa adım atmaktan, hayata kafa tutmaktan, fırtınalı ruhlardan, cesurlardan, ataklardan… Hep korktum.” Sesinde çocuksu ama acıtıcı bir tını vardı. “Yanmaktan çok korktum. Sonunda yanacağımı hissettiğim hiçbir aşkı göze alamadım. Bu yüzden kuru kuruya yanıyorum şimdi.”
“Her şey nasıl da anlam değiştirebiliyor zaman içinde, onu düşünüyordum” dedi Selda. “Bilmediğimiz şeyler karşımıza çıkıp bildiklerimizi altüst edebiliyor.”
Öğrendiklerimiz elbette etkiliyor hatıralarımızı, eskisi gibi olmuyor. Ama insan ilk anda coşuyor işte. Sonra bir de bakıyor ki köprülerin altından çok sular akmış. O zaman keşle karşılaşmasaydım diyorsunuz. Hatırası daha iyiydi.