"Devam etmeye korkuyor bir yandan da eskiden olduğun kişiye dönüşmekten dehşete düşüyorsun." dedi Kaladin.
Syl başını salladı.
"Nasıl hissettiğini biliyorum," dedi. "
" "Otorite bir rütbeden gelmez," dedi Kaladin cebindeki küreleri parmağı ile yoklayarak.
"Nereden gelir?"
"Sana bunu veren adamlardan gelir. Almanın tek yolu da odur." "
" "Evet" dedi. "Ben de tam olarak bunu görmek istiyorum. Öfkeni, mücadeleni." Ses tonu yumuşadı. "Ben sana bir daha üzgün olma demiyorum, Callie, sana mücadele et diyorum. Daima mücadele et. Bunu yapabilirsin, değil mi?
Derin bir nefes aldım. "Bilmiyorum," dedim dürüstçe"
"Gece ve ay... Biri karanlık, biri aydınlık. Biri hep orada, birinin belli saatleri var. Ve biri olmadan biri asla görünemiyor. Ay geceye muhtaç, eğer gece olmazsa kimse onun varlığından bile haberdar olamaz. Ama gece yüce, kutsal ve büyük. Gece, ay olmasa bile herkes tarafından fark ediliyor ama buna rağmen gece, ayın kendisinde olmasına, karanlığını bölmesine izin veriyor. Çünkü gece aya âşık, insanlarda böyle, kendilerine muhtaç olan insanlara âşık oluyorlar. Gecenin sadece karanlığa ihtiyacı var, ayışığına değil... Ama ay öyle değil, ay geceye muhtaç, gece ise ona âşık..."