Fakat siz ne o hikayelerin ne de yazdığım başka herhangi bir şeyin hatırına yemek veriyorsunuz bana. Bana yemek veriyorsunuz çünkü şimdilerde yemek verme tarzı bu ve bütün güruh Martin Eden'a yemek verme fikrine çılgınca kapılmış vaziyette.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kesin olan bir şey vardı: Morse'lar geçmişte onu Martin Eden olduğu ya da yazarlık yaptığı için önemsememişlerdi. O yüzden de şimdi Martin Eden olduğu ya da yazdıklarından dolayı değil, şöhret sahibi olduğu, bir yerlere geldiği ve -Neden olmasın?- yüz bin dolar civarında bir parası olduğu için davet ediyorlardı. Burjuva toplumunun insana değer verme biçimi buydu işte; o kimdi ki bunun farklı olmasını bekleyecekti?
Bir gizil kimliğin kaybolması parçaladı bütün bedeni ve ruhu. Yine o gizil ruh, varlığının hissedilmeye ihtiyacı olduğunu göz kırptı. Buruk kırpışlardan korku türedi, kendine korku ve içsel yalnızlık baş gösterdi. Kendi bedenimin anarşistiyim artık. Sözlerim sandığımdan daha büyük çıkmıyorlar. Ölüm sonrası bir ikincil tutunmanın yaşamı arzu edildiği sürece.
Çaresizlik içinde kıvranıp açlıktan kırılırken hiç kimsenin onu yemeğe davet etmediği o günleri hatırladı. Yemeğe esas o zaman, boğazından lokma geçmediği için halsiz düştüğü, kıtlık çekip kilo kaybettiği dönemde ihtiyacı vardı. İşin içindeki paradoks da buydu. Yemeğe ihtiyacı olduğunda kimse yardımına yetişmemişti ve şimdi, yüz bin öğün yemek satın alabilecek durumdayken, iştahını yitirmişken sağdan soldan yağmur gibi yemek daveti yağıyordu.