bir an için annemin beni aşağı, tabutun içine çekip soğuk ölümüne götürmesinden korktuktan sonra, senin arkamda durduğunu ve ellerini omuzlarıma koyduğunu hissettikten sonra bir anda anladım ki o beni aşağıya, soğuğuna çekemezdi, zaten soğuğuna çekmeyi de hiç istememişti, aslında beni hep sıcaklığıyla sarıp sarmalamak istemişti.
Annelerimiz önce bizi çocukken, bir gün aklı başında bir insan olmak için gerekli her türlü yetiye sahipken, öyle bir mahveder ki aklı başında bir insan olmak yerine sürekli korkarız ve belki de korkudan evlenip, deli gibi dikkat etmezsek kendimizin de mahvedeceği çocuklar doğururuz; sonra da tümüyle mahvolduğumuzda, kaygılı ve her konuda ağır bir yükün altında ezilmişken, işte tam o anda bir de annemizi yanımıza almamız gerekir.
Kendimizi olduğumuz gibi kabul edinceye dek bizi tutsak edecek kahramanlar. Süpermenler ve tanrılar yaratmaya devam edeceğiz. Özgür toplumda kahramanlara yer yoktur. Özgür insanın kahramanları olmaz.
Hayatta olma bilinci kendini daha güçlü bir şekilde hissettirir geceleri, ölümün varlığı da öyle. "Yaşamın anlamı" gece duyumsanır ve sorgulanır. Kimse bunu öğle yemeği sırasında tartışmaz. Yaşam, gecenin konusudur.