Henüz başlangıcında önemli detaylar bulunduran, postmodern edebiyatın ideal bir temsilcisi.Kitap normalde 12'yi vuran saatlerin 13'ü vurmasıyla başlar. Daha ilk cümleden yanlış bir şeyler olduğu anlaşılmaktadır.Hikayenin antikahramanı Winston Smith, adını taşıdığı, dönemin kahramanı Winston Churchill'in aksine varis ülseri olan, 39 yaşında olmasına rağmen ancak defalarca dinlenerek merdiven çıkabilen, sağlıksız, bitik bir karakter olarak tasvir edilmiştir. Yaşadığı ev kaynamış lahana kokan Winston, aslında kitapta anlatılan dönemde geriye kalan son kahraman olsa da; tarif edilemeyen bir şekilde rahatsızlık uyandırmaktadır. Kitapta anlatılan distopyanın en önemli noktası "geçmişi kontrol eden geleceği kontrol eder. Şu anı kontrol eden geçmişi kontrol eder.” sloganı olabilir. Bu kapsamda anlatılan bakanlıklar içinde en önemlisi Doğruluk Bakanlığıdır. Winston bulunduğu yerden Doğruluk Bakanlığı binasında bulunan parti sloganını okur:
-Savaş barıştır.- "Ülke dışında savaş, ülke içinde barıştır." şeklinde okunabilir. Ülke içerisinde barışı, birliği sağlayan; insanların Büyük Biraderi neden sevdiklerini, ona neden ihtiyaç duyduklarını onlara hatırlatan bir düşman figürü her zaman bulunacaktır.
-Özgürlük Köleliktir.- Bu noktada önemli bir detaya dikkat etmek gerekiyor. aslında ülkede düşünceleri bile kontrol edilen vatandaşların bağlı olduğu hiçbir yazılı kural yoktur. Bu kapsamda tüm vatandaşlar ironik bir biçimde kanunen özgürdürler.
-Cehalet kuvvettir.- "İnsanın cehaleti devletin kuvvetidir." temelinde düşünülmelidir. İroniktir; gerçekten devlet, gücünü halkının cehaletinden alacaktır.
Her ne kadar başlangıcından son bölümlerine kadar devrim düşüncesi,değişimin olacağı hissi çok yakınken sonunda o hissi yok eden durumlar yaşanır ve okuyana aslında hiçbir şeyin