B A H T S I Z SS

B A H T S I Z SS
@Generalfeldmarschall_birSS
‘İçgüdü dediğimiz şey ırksal bir anıdan ibarettir.’
Puan vermedi·160 syf.··
2024 20. kitabı
Jack London’un rüyalarında insan-maymun arası atalarından birinin hayatını yaşayan bir adamın ağzından kaleme aldığı roman. London, bu kitabı yazarken biyoloji ve antropoloji alanında ciddi araştırmalar yapmış. Özellikle Darwin'in insanın kökenine dair teorilerinden etkilendiğini anlamak zor değil. Romanda bir ilkelin doğumundan itibaren yaşantısını ve hayat tecrübesini anlatıyor. Diğer türdeşleriyle kurduğu ilişkiler, kabileler arası mücadeleler, bir ilkelin yaşamında aile kavramının şekillenmesi gibi bir çok konuyu işliyor.
Âdem'den ÖnceJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202526bin okunma
Reklam
‘İnsan güçlü olmadığı zaman akıllı olmak zorundadır.’
Puan vermedi·556 syf.··
2024 18. kitabı
Kitap insanoğlunun binlerce yıllık söndürülme hikayesine dair muhteşem tespitler içeriyor. Dünyanın bir düzeni var ve ezilenler bu düzeni kısa kesintilerle sekteye uğratsalar da düzen bir şekilde yeniden kendini gösteriyor ve kontrolü ele alıyor. Hükmedenler devrilse bile hükmedilenler arasından yeni ve daha gaddar efendiler doğuyor. Tüm isyanlar ve baş kaldırdılar kısa süreliğine bir rahatlama sağlasada uzun vadede düzen yeniden eski haline dönüyor. Dünya tarihi boyunca da bu hep böyle olmuş ve olmaya devam ediyor. Çünkü insan tamahkar bir varlıktır. Kitapta anlatılanları tek bir cümleye indirgeyecek olursak ‘Düzen değişsede düzülen hep aynı.’
GerminalEmile Zola · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201914,3bin okunma
“Herkesin bildiğini bilmekten öteye gidemeyen bilgi işe yaramaz.”
Puan vermedi·43 syf.··
2024 17. kitabı
Kitap her ne kadar günümüzden 2500 yıl önce, zamanın hükümdar ve komutanlarına nasıl savaşılması gerektiği konusunda öncülük etmesi için yazıldıysa da; çevirmenin de belirttiği gibi içinde yazanları aslında bir metafor olarak algılamak daha mantıklı. Sonuçta bugün, bu kitabı okuyup da yarın elimizde silahlarla olmayan bir düşmana hücum edecek halimiz yok. Anlatılanları bir şekilde gündelik hayata indirgeyerek yeri geldiğinde kendimizi bir komutan veya bir asker olarak görmek sanıyorum ki bu kitaptan maksimum verim alabilmek için yapılması elzem bir şey. Kendime ders çıkarmaya çalıştığım nokta ise aslında epey farklı bir noktadan gerçekleşti. Kitabı okurken buradan öğrendiklerimi kendi hayatıma nasıl uyarlayabilirim acaba diye düşünürken aslında bu hayatta bir Shuai-ran olmak gerektiğini fark ettim. Shuai-ran ise Chang Dağı'nın zirvesinde yaşayan; başına saldırılsa kuyruğuyla, kuyruğuna hücum edilse başıyla, gövdesine zarar verilmek istendiğinde ise hem başı hem de kuyruğuyla atağa geçen bir çeşit yılan. Kısacası varoluş savaşında canını dişine takıp dört bir "koldan" mücadele eden bir karakter. Hepimizin ihtiyacı olan motivasyon da bu değil mi aslında? Düşünce kalkmayı, yaralansak da devam etmeyi, her şeye rağmen hayata tutunmayı bilmemiz lazım. Kitaptan derlediğim bazı cümleler: * Koşullar ne kadar lehinize de olsa yeni durumlara gore planlarınızda zaman, zaman değişiklikler yapmakta fayda olacağını sakın unutmayın. * Tüm savaşlar aldatmacalara ve şaşırtmaya dayanır. * Zaferi kazanan komutan savaş öncesi en cok hesaplamayı yapandır. * Uzatmalı savaştan kazançla çıkmış bir ülke görülmemiştir . * Deneyimli, akıllı komutan mevcut olanaklarına göre planlamasını yapar. Savaşa girince takviye gelmesine umut bağlamaz. * Savaşı, ancak ne zaman savaşılıp ne zaman
Savaş SanatıSun Tzu · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202649,6bin okunma
Puan vermedi·517 syf.··
2024 16. kitabı
Cahilliğin rahatlığı ve hafifliğini, bilginin ağırlığını vurgulayan kitaptır. Okurken çokça kendinizi, hayatınızı ve sosyal alanınızı sorgulatır. Martin'in tüm sancıları bir yana, o son bölüm en vurucusudur. İçgüdüleri onu kurtarmaya çalışırken, iradesinin ölüme yüzmedeki ısrarı adeta gözünüzde canlanır.Her ne kadar kitabın başlarında Martin'in safında yer alsamda kitabın sonlarına doğru taraf değiştirdiğimi hissettim. Bir amaç uğruna her şeyden vageçmek herkese karşı olmak yüce bir durum gibi görünse bile insan durması gerektiği zamanı bilmeli. Bunun sonunda çok para kazanmak, meşhur olmak veya statü sahibi olmak olsa dahi bu yolda kaybedilen şeylerin de geri dönüşü olmuyor. Tıpkı Martin'e olan durum gibi. İnsanoğlunun en büyük zaafı güçlüye, güzele ve zengine olan ilgisi de bu kitapta işlenen bir durum. Martin'in asıl takıldığı nokta da tam olarak bu. Eskiden burjuvazi tarafından ötekileştirilirken meşhur olduktan sonra bunun tam tersi bir şekilde burjuvazi sınıfı tarafından içselleştirilmeye çalışılması, sorgulamasına ve sonunun gelmesine sebep olan şeylerden belki de en büyüğü.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135bin okunma
Puan vermedi·258 syf.··
2024 15. kitabı
Alegorinin en iyi örneklerinden biri olan romanda Jack London Nietzscheden ödünç alırsak "Üst İnsan"’ın vasıflarını anlatır . Doğa kültür karşıtlığından bir senteze giderek kendini gerçekleştirmiş, bütünsel insanın bu minvalde hayat bulabileceğini belirtir. İnsanın doğadan kopmamış halinin binlerce yıllık zengin içeriğini taşıyan, içgüdülerini kültürün bastırıp yumuşatmadığı bir insan tahayyülüdür bu. Kendi doğasına, gerçekliğine ne kadar yaklaşırsa, ona uygun yaşarsa yabancılaşma sorunu o kadar azalacak. İnsanın en büyük travmalarından biri olan doğadan kopma ,çevreyle bütünleşememe, binlerce yıl mitolojinin gerçekleştirmeye çalıştığı, onu doğayla bütünleştirme arayışı nihayete erecektir böylece. Tabii bu insanı biyolojik bir varlığa indirgeme uğraşı değildir. Beyaz Dişte çok ayyuka çıkmasa da özellikle Martin Edende kendini gerçekleştirecek "Üst İnsan"’ın bir de zihinsel gelişimi, bilinçlenme süreci vardır ki bu da onu doğadan ayıran kültürel yanıdır. Böylece kimilerinin antagonistik çelişki olarak gördüğünü uzlaştırmaya çalışır. Sosyalizmi de içinde hem hayvani özünü koruyan ama aynı zamanda uygarlık kurabilme yeteneğine sahip tek canlı olan insanı sosyalleştirmek için kullanır ve böylece kafasındaki ideal toplum düzenini kurar. özellikle otobiyografik ögeleri romanlarında en sık kullanan sanatçılardan birisi olması da yapıtlarını değerlendirirken önemli bir ölçeğe sahip olmamızı sağlar. Kitaba dönersek Beyaz Dişin pes etmezliği, mücadeleyi bırakmaması, olgunlaşmasının büyük acılardan ve felaketlerden geçmesi London’un kendi hikayesine çok benzer. Tabii bir de "sevgi" vardır romanlarında. Beyaz Dişi gerçek manada kusursuz yapan şey ona gösterilen sevgidir. Sahibinin sevgisi onu içgüdülerinin emrettiği sahibine itaat eden bir köpek olmaktan bir insanla dostluk kurma
Beyaz DişJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202095,6bin okunma
Reklam