Murat

Murat
@Geronimo21
Felsefe - Psikoloji - Sosyoloji - Eğitim ... Doğa Sporları - Zeka Oyunları
Spinoza; “Aklın teolojinin hizmetçisi olduğunu düşünen batıl inançlı, eğitimsiz halk bu eserden hiçbir şey elde edemeyecektir. Ayrıca inançları da rahatsız edici bir şekilde sarsılabilir.”
Sayfa 194·Kitabı okudu
1000Kitap
Murat
Akıl ile vahiy arasındaki ilişki çoğu zaman hatalı bir karşıtlık üzerinden ele alınır: Sanki biri devreye girdiğinde diğeri geri çekilmek zorundaymış gibi. Oysa daha dengeli bir yaklaşım, aklı ve vahyi farklı aşamalarda işleyen iki tamamlayıcı kaynak olarak görür. Belirleyici soru şudur: İnsan, bir vahyin ilahi olup olmadığını neyle tartar? Bu noktada akıl vazgeçilmezdir. Çünkü bir metnin gerçekten ilahi olup olmadığını anlamak; peygamberin doğruluğunu, mesajın tutarlılığını ve çelişkisizliğini değerlendirmek ancak aklî muhakeme ile mümkündür. Bu yönüyle akıl, vahyin önünde duran ve onu sınayan ilk ölçüttür. İnsan önce aklıyla ikna olur, ardından vahyin ilahi kaynağını kabul eder. Ancak bu kabulden sonra yeni bir aşama başlar. Artık mesele, vahyin kaynağını sorgulamak değil, onun bildirdiklerini anlamaktır. Bu noktada öncelik vahye geçer. Çünkü akıl, her ne kadar temel ilkeleri kavrayabilse de sınırlıdır, yanılabilir ve yaratılmıştır. Buna karşılık vahiy, aşkın bir kaynaktan gelir ve insan aklının tek başına ulaşamayacağı alanlara dair bilgi sunar. Özellikle gayb, ibadetlerin detayları ve ilahi muradın incelikleri gibi konularda belirleyici olan vahiydir. Bu durum, aklın tamamen devre dışı kaldığı anlamına gelmez. Aksine akıl, vahyi anlamanın ve yorumlamanın aracıdır. Fakat artık konumu değişmiştir: İlk aşamada hakem olan akıl, bu aşamada yorumlayıcı ve kavrayıcı bir role bürünür. Eğer görünürde bir çelişki ortaya çıkarsa, bu çelişki çoğu zaman ya aklın yanlış kullanımından ya da metnin eksik anlaşılmasından kaynaklanır. Bu durumda yapılması gereken, aklı bütünüyle geri çekmek değil; metni daha derin ve tutarlı bir biçimde yorumlamaktır. Sonuç olarak sağlıklı bir denge şöyle kurulabilir: Akıl, vahyin ilahi olup olmadığını belirleyen temel ölçüdür. Bu kabul gerçekleştikten sonra ise vahiy, içeriğin belirlenmesinde öncelik kazanır. Çünkü akıl sınırlı, vahiy ise aşkın bir kaynağa dayanır. Böylece ne akıl değersizleştirilir ne de vahiy işlevsiz bırakılır; her biri kendi alanında belirleyici bir rol üstlenir.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Batı, anlaşılıyor ki ‘kadim’ in hakkını verememenin, ebedi olana arka çevirmenin, ‘an’ı putlaştırmanın çıkmazı içinde.
Sayfa 37
DrBodrum isimli okura yanıt verildi
Murat
Yön olarak değil. Şimdiki doğunun büyük bir bölümü de batı medeniyetinin zihniyetine sahip
Puan vermedi·584 syf.·
2025 1111. kitabı
Kara Kutu, Soner Yalçın tarafından yazılmış; modern tıp, ilaç endüstrisi ve küresel sağlık politikalarını eleştirel bir bakışla inceleyen araştırma türünde bir eserdir. Kitapta özellikle ilaç şirketlerinin tarihsel gelişimi, aşı politikaları, vitaminler, antibiyotikler ve alternatif tıp yaklaşımları tartışılır. Yazar, küresel sağlık sisteminin tamamen “insan sağlığı” odaklı değil; ekonomik ve politik çıkarlarla da şekillendiğini savunur. Akıcı ve sorgulayıcı bir dille yazılan eser, okuyucuyu modern tıp uygulamalarını yeniden düşünmeye davet eder. Ancak bazı iddiaları bilim çevrelerinde tartışmalı bulunmuş ve eleştirilmiştir.
Kara KutuSoner Yalçın · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20191,743 okunma
Murat
Evet
“Konuşurken bile özlenir mi insan; sen cümlelerin arasına düşen eksikliğimsin.”
Tᴜ̈ʟᴀʏ✵ isimli okura yanıt verildi
Murat
@qirin tartışmasız öyledir