Murat

Murat
@Geronimo21
Felsefe - Psikoloji - Sosyoloji - Eğitim ... Doğa Sporları - Zeka Oyunları
Batı'nın en büyük filozofu Hegel şöyle diyor: "Bütün varoluşta yaratılıştan önce bir birlik var idi, sonra bu birliğin bir köşesi sallandı ve güneş sistemi meydana geldi ; ondan sonra tekrar bir sallantı yaşadı ve ikinci gelişim adımı atıldı ve yeryüzü ortaya çıktı." Böyle Kuzey Almanya'ya ve sonra Germen ırkına , ondan sonra da Alman kralı Wilhelm'e kadar devam ediyor. Bu Batılı görüş benmerkezcidir.
Sayfa 55
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Batı'nın özelliklerinden bir diğeri, benmerkezcilik, kendi ekseni etrafında düşünme , nasyonalizm vs. dir. Hıristiyanlığın özellikleri Batı'ya ait özelliklerde söylenenlerin tam tersinedir; yani Hıristiyanlık şiddetli bir biçimde ahiretçidir, ahiret yönelimlidir, insancıldır (şiddetli hümanist) ve güçten ziyade erdemle ilgilidir. Mesih'in amacı egemenlik değil, muhabbet icat etmektir. Geçen her şeye karşı sorumsuzluk ve kayıtsızlık gibi (öyle ki son vaazında Mesih şöyle diyor: Yüzünün bir tarafına vururlarsa , diğer tarafını da çevir). "Bütünüyle teslim olma, savaştan vazgeçme , menfaat ve faydacılığı aşağılama, zevk ve nimetleri terk etme , aklı hor görme , yaşamda ve düşüncede sadeliği ve gönlü takviye etme Hıristiyanlığın ruhudur; fakat Hıristiyanlık Batı'ya gittiği zaman bütün bu özelliklerini kaybediyor ve Batılı özellikler ediniyor. Tarih boyunca Hz . İsa'dan daha latif, daha sevgili ve şefkatli, daha yumuşak bir peygambere sahip değiliz. Mesih, mutlak duruluktur ve her dinden daha çok düşman karşısında teslimiyet, bağışlama tavsiye etmiştir. Nitekim Nietzsche şöyle diyor: "Hıristiyanlık kadınca bir ahlaktır." Halbuki hiçbir din Hırisliyanlık kadar kan akıtmamış, sertlik yapmamıştır. O halde Mesih bir Yezdigerd'dir, Batı 'ya gittiği zaman başka bir şey oluyor.* * Nitekim Barselona"da 300 bin kişi Katolik bir keşiş tarafından katlediliyorlar. İnsanları yumuşak ateşte yaktılar ki ölumleri daha geç ve daha elim olsun..
Sayfa 53
Felsefe
Doğu' da önce iman gönüllerde açığa çıkar, sonra akıl onun koruyucusu olur. Fakat Batı'da önce akıl devreye girer, sonra iman gönüllere girer. syf 53 Kendisi Olmayan İnsan
Hem birey hem de topluluk üç türlüdür: 1. Hayvani insan. 2. Akli, ilmı: insan. 3. Brahman! insan veya ruhani insan. Hayvani insanın varlığında sadece hayvani ve doğal güdüler hü­küm sürmektedir. İnsan o güdülerin gereğine göre hareket eder. Hayvani insanın hedefi biyolojik hayattır. İleri bir hayvani varlık olduğu söylenebilir. Akli, ilmi insana gelince , ona akıl hakimdir. Bilgi , ilim ve ilerleme onun işinin belge ve delilidir. Hayvani insan sadece yaşar, fakat ilmi insan bundan başka meselelerin sebebini de anlamak, tahlil etmek, çözümlemek ve bu vesileyle ilerlemek, durumunu değiştirmek istiyor. Böyle bir insanın yöneldiği hedef ilerlemedir; bu insan, zararı giderme ve menfaati çekme düşüncesinde oluyor. Ruhani insan ise gizli insani yapının veya binanın yarı kısmından ibarettir; hem hayvani insan hem de ruhani insan akıl dışı­dır; fakat birincisi akıl altı, üçüncüsü yani ruhani insan ise akıl ötesidir. Yani birincisi için kör hayat söz konusudur; fakat üçüncüsü için düşünme bilincinden daha üstün bir hayat söz konusudur. Akli insanın özelliği değişimdir, gerek gelişimsel, gerek irticai, gerek sapkın ve gerekse çöküşsel düzlemde deği­şim. Fakat o, şerefli insani özden veya daimi yüksek vicdandan ibaret olan açık insani yapıdır. Tarih boyunca akli insan değişiyor. Hayvani insan ve ruhani insan değişmiyor; açıkçası ruhani insanın da değişimi söz konusudur; fakat ondaki değişim akli insanın değişimi gibi değildir. İnsanı ne değiştirir? Zaman ve tarih. Ancak tarihin çeşitli aşamalarında ve tarihsel toplumlarda bir şey ortaktır ve hissedilmektedir. O da insanın tezahürlerinden biri maneviyat ve ahlak olan insani yarıdır. Sosyal gelenekler genellikle ahlakla iç içe olup tarih içinde de­ğişmektedir. Fakat fıtratımızın yapısındaki hayret duygusu, hissettiğimiz
Sayfa 46
Felsefe
İslam'da asla vahdet-i vücut söz konusu edilmemiştir. İslam'daki gündeme getirilen bu hususlar, O kislam: medeniyetinin girdiği Hint'e aittir. İslam'da her zaman Allah'tan aşkın ve münezzeh bir zat olarak bahsedilmiştir. Dünyadan ise her zaman ayrı bir zat olarak bahsedilmiştir. Şeytan asla Allah'ın bir parçası değildir; şeytanın pis bir zatı vardır, Allah'ın ise münezzeh zatı. Sadece insanın ruhu Allah'tandır; insanın bedeni ise pis kokulu çamurdandır.
Sayfa 41
Felsefe