Giordano Bruno

Giordano Bruno
@Geronjmo
Çok zaman kaybettim.Çok zaman ve biraz ümit. Yaşamak bu galiba. İnsanları eskisi kadar sevmemek. İnsanları ve eşyayı.Galiba ölmek de bu.. #85745189 #116298109
Tam da böylesine yalnız olanlar muhtaçtır sevgiye, karşılarında tıpkı kendi başlarınaymış gibi açık ve basit olabilecekleri, onların yanında suskunluğun ve rol yapmanın acısının dindiği yoldaşlara ihtiyaçları vardır.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Güçlü toplumların, hükümetlerin, dinlerin, toplumsal kanıların bulunduğu yerde, kısacası bir tiranlığın hüküm sürdüğü her yerde, yalnız filozoflardan nefret edilmiştir;çünkü felsefe insanlara, hiçbir tiranlığın içeri giremeyeceği bir sığınağı, iç dünyanın mağarasını, gönlün labirentini açar: Ne var ki yalnız insanı bekleyen en büyük tehlike de aynı yerdedir. İç dünyalardaki özgürlüğe sığınmış bu insanlar, dış dünyada da yaşamak, görünür olmak, kendilerini göstermek zorundadırlar; doğumdan, yaşanılan yerden, eğitimden, vatandan, rastlantıdan, başkalarının ısrarcılığından kaynaklanan sayısız insani ilişkiye girerler; egemen kanılar olmaları gibi basit bir nedenle, çok sayıda kanıya katıldıkları varsayılır; olumsuzlanmayan her yüz ifadesi, onaylama olarak kabul edilir; kırıp dökmeyen her el kol hareketi uygun bulma olarak yorumlanır. Bilirsiniz, bu yalnızlar ve özgür tinliler düşündüklerinden başka bir yerdeymiş gibi görünürler sürekli: Hakikatten ve dürüstlükten başka bir şey istemedikleri halde, bir yanlış anlamalar ağı ile çepeçevre sarılmışlardır; ne kadar şiddetle arzu etseler de, edimleri üzerine bir yanlış kanılar, uyum sağlama, kısmi tavizler, sakıngan bir suskunluk, yanılgılı bir yorumlama sisinin çöküp kalmasını engelleyemezler. Alınlarında bir melankoli bulutunun toplanmasına yol açar bu durum: Çünkü bu yaratılıştaki insanlar, görünüşün bir zorunluluk oluşundan, ölümden daha çok nefret ederler ;böyle sürekli bir öfke onları bir volkan gibi patlamaya hazır ve tehditkar kılar. Zaman zaman kendilerini zorla gizlemelerinin, kendilerine dayatılmış suskunluklarının intikamını alırlar. Mağaralarından dışarıya korkunç yüz ifadeleriyle çıkarlar ;bundan sonra söyledikleri ve yaptıkları birer patlamadır ve kendi kendilerini de yok etmeleri de mümkündür..
"Şu birini çok sevme olayı, benim de başıma geldi. Kötü bir deneyim. Çünkü bana bir yalanı yaşamayı öğretti. İçimden gelmezken gülmeyi, çalışmaya inanmazken çalışmayı, yaşamak için bir neden yokken yaşamayı öğretti. Onu unuttuğumda  bile, inanmadığım şeyleri yapma alışkanlığını, aldatmacasını sürdürdüm. Ona rastladığımda hayatı yakaladığımı, ısırabileceğim  bir şeyi elimde tuttuğumu sandım. Oysa hayatı bütünüyle elimden kaçırdım. Bağlanabileceğim bir şeye uzandım ve hiçbir şey bulamadım. Yakalama çabasıyla, bağlanma çabasıyla ona uzandığım ve sap gibi ortada kaldığım sırada aramadığım bir şeyi buldum ama - Kendimi.. İki benliğim var sanki ve biri sürekli ötekini izliyor. Bazen kendime o kadar kızarım ki canıma kıymak gelir içimden... Ve bir şekilde her orgazm olduğumda yaptığım bu aslında. Bir saniyeliğine de olsa kendimi yok ediyorum. Bir benliğim yok o zaman... Hiçbir şey yok... Sonuçta seks, aşkı bulamayanların tesellisidir.. " Henry Miller
Alıntı
Umudumuzu çalmışlar, her şey o kadar olmıcakmış gibi ki sanki hiç yüzümüz gülmemiş ya da unutmuşuz o günleri artık çok geride kalmış bütün güzellikler, hep bir karamsar hava melankoli rüzgarları..
Atalarımızın biriktirdiği, bize miras kalmış ahlaklılık sermayesinden yiyoruz artık, onu çoğaltmak yerine tüketmesini biliyoruz yalnızca..