Bir yandan, o mutlak yalnızlık, bütün yalnızlar gibi yalnızlığından kurtulmak istiyor, bir yandan da tamamen korunmasız kalacağından korkan ruhumuz, o köşenin başkalarına açılmasını engelliyor.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bütün insanları korkutan cümle şudur:
— Gizlediğin her şeyi biliyorum.
Ve, gerçek şudur...
Gizlediğin her şeyi bilen biri var.
Ve sen onu öldürmeye uğraştıkça o, seni doğuracaktır.
Tek bir cümleyle hep ölüp, hep doğacaksın. Çünkü, gizlediğin her şeyi bilen biri var. Ve, o sensin...
Bütün bunlardan kurtulmak için kendimizi yeniden yeniden kendi karanlığımızdan doğururuz.
Aşk oradan doğar.
Sanat oradan doğar.
Ve, doğduğumuz yerden yaralarız kendimizi.
Doğduğumuz yerden öldürürüz.
Her sır yeni bir sırrı doğurur, her yalan yeni bir yalanı, her aldatış yeni bir aldatışı, her nefret yeni bir nefreti, en yakınımızı vurmak için içimizde bilenen her bıçak yeni bir bıçağı, her yara yeni bir yarayı...
Kendimizden bile saklamaya uğraşırız o karanlığı.
O yüzden kendimizi bile tam olarak tanıyamayız.
Ve, o karanlık, iyilikler kadar kötülükler de yaratır.