Hayatın içinden bir anlığına da olsa sıyrılıp hayatın biraz ötesinde duranı, o sükûneti, o ıssızlığı, o sonsuz sessizliği, o ihtiraslardan soyunmuşluğu, o "asude bahar ülkesini" görmeden hayatı anlayabilmek, o hayatı gerçekten yaşayabilmek pek mümkün olmuyordu, gerçekleri anlayabilmek için bazen gerçekleri terk etmek, onlardan uzaklaşmak, ıssızlaşmak gerekiyordu.
Aşkta gerçeküstü bir şeyler var.
Gerçeği yok edip yeni bir gerçek yaratan bir şeyler.
Masala benzeyen kendi gerçeğinden başka bir gerçeğe tahammül etmez aşk.