Hayatımızın üzerine kapanan baskıyı öylesine korkunç kılan, bir karabasana çeviren, bütün kurtuluş yollarını kapatan, bizi çaresiz bırakan bizim o baskının bir parçası olmakta gösterdiğimiz ölümcül baş eğiştir.
İktidarın ortada dolaşan adamları şatodakilerin kudretini ve bizim korkumuzu besleyerek büyütür. Bizi yok eden şatonun gücü değildir; bizi yok eden kendi güçsüzlüğümüzdür.
Birisi suçlandığında onun suçluluğuna hep birlikte inanırız, hatta suçlanan bile, hiçbir suçu olmadığını düşünse de sonunda kendinden kuşkuya düşer, ağır ağır kendi suçluluğuna inanır, sonunda bu karabasandan kurtulmak için kendi ölümüne yürür; görünmeyen bir iktidarın tutsaklığını kabul edenler için yok olmak belki de tek kurtuluş yoludur.