İçeri gir.
Kapıyı ört.
Işıkları yak.
Bana sarıl.
Dışarı çıkalım.
Sinemaya gideriz.
Filmi terk ederiz.
Yani illa terk edilecekse bir şey…
Yürürüz.
Sarhoş olurum.
Sen olma.
Bana sarıl.
Gökyüzüne bakarız.
Karanlıkta olsa bakarız.
Dua ederim. İkimizin yerine.
Sen etme.
Bana sarıl.
Paramız biter, yürürüz.
Bitmeyen bir yol buluruz.
Bitmeyen bir türkü söyleriz.
Aşık olurum.
Sen olma.
Bana sarıl.
Konuşuruz.
Hep anlatırız.
Kimleri öptüğünden bahsedersin.
“Her şeyin kıyısında yaşıyorum ve hiçbir şeye ait olmak istemiyorum.
Gerçeği söylemek gerekirse yoğun yaşadım, ama varoluşla bütünleşemedim..”
.
.
Un homme qui dort (1974)