Benim için okundu ve bitti değil, yaşandı ve iz bıraktı kategorisinde diyerek başlıyorum.
Birkaç yıldır kitaplığımda bekliyordu ve bu yolculuğa çıkmamış olmak benim hatammış. 480 sayfa boyunca Martin’in daktilo seslerine, azmine ve okyanus kokan hayallerine eşlik ettim.
Haftalardır süren yoğun iş tempomun arasında zihnimi dinlendiren tek sığınaktı bu kitap. Tam da bu yorgun dönemimde okumam gerekiyormuş demek ki..
(burdan sonrası spoiler):
.
.
.
Brissenden’in o sessiz gidişine ve kitabın sonuna doğru yaklaştıkça gelen o buz gibi yalnızlığı onunla beraber yaşadım.
Jack London bize başarının bazen ne kadar anlamsız kalabileceğini, ne kadar ağır bir bedeli olabileceğini gösterdi.
Vee o söz
"Bunu fark ettiği anda da farkındalığı sona erdi..."
Kitabı kapattım ama sanki hikâye bitmedi de bir şeyler hep yarım kaldı gibi.
Hoşça kal Martin seni uzun süre unutmayacağım, okyanusun serinliği hep üzerinde olsun...Martin Eden
Martin EdenKitabı bitirdim.. İçime koca bir sessizlik oturdu. Bu manzaraya karşı Martin'i uğurladım ama veda edemedim, sanki bir şeyler hep yarım kaldı... 🌊📚✨
Jack London