Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sora ne diye bir irademiz vardı? Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı? Yaşamımıza ve etrafımıza şekil vermek arzusuyla dünyaya gelmekten ise hayatın ve muhitin verdiği şekli kolayca alacak kadar boş ve yumuşak olmak daha rahat, daha makul değilmiydi?
En güzel deniz:
henüz gidilmemiş olandır.
En güzel çocuk:
henüz büyümedi.
En güzel günlerimiz:
henüz yaşamadıklarımız.
Ve sana söylemek istediğim en güzel söz:
henüz söylememiş olduğum sözdür...
Yazar burada kaleme alındığı zaman dilimi ve günümüz için geçerli olan gerçekleri açık bir dille ifade etmiş.. O zaman her şeyin böyle açık söylenemediğini düşünürsek, bu roman gerçekten büyük bir devrim olmuş.. Çok sürükleyici okudukca okuma isteyi gerektirmesine rağmen, bitirdikten sonra pek yeni bir şey okumuş gibi hissetmiyorum, sanki Kürk mantolu Madonnanın bir devam romanını okumuşum gibime geliyor..
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,9bin okunma