Alper Ali Çelik

Alper Ali Çelik
@Ghostman2013
Mühendis
Lisans
İzmir
Afyonkarahisar, 25 Eylül 1995
31 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
CHP Atatürk öldükten sonra yönünü değiştirmiş, bir ilerici celladı kesilmişti. Yani CHP yirmi beş yıl boyunca bindiği dalı keserek gericilere çok uygun ve rahat bir yer hazırlamıştır. Bütün suçu CHP’ye de yükleyemeyiz. İlerici aydınlar dediğimiz aydınlar da CHP’den kaçıp CHP’yi gerici ellere bırakmışlar, CHP’nin ileri unsurlarını yalnız bırakmışlardır. Bir de gericiler, halkın içine girip onların yolunu çıkarlarına göre değiştirirlerken ilericiler halkın yanına bile uğramamışlardır. Şehirlerde dedikoduyla biribirlerini yiyerek tüketmişlerdir.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sosyal adalet sözü edenler öylesine takip edildiler ki, kovuşturmaya uğrayan bir ilerici uzun yıllar belini doğrultamadı. İlericilerin en hafif suçu yabancı casusluğuydu. Uzun yıllar ilericileri yabancı bir devletin casusluğuyla suçladılar. Benim başımdan geçti. 1950 yılında, “Halka toprak vermeli. Ağaların binlerce dönüm toprağı var, köylülerin bir mezarlık toprağı yok,” dedim, demez olaydım, Rus casusu diye hapse attılar. Etmedik zulmü bırakmadılar. Aman zaman köylüye toprak verin demenin casuslukla ne ilişiği var, dedim. Olmaz sen casussun, dediler. İyi, anlayışlı bir hakime düştüm de beraat ettim. Yoksa daha boynumda yabancı bir memleketin casusluğu damgasıyla sürünüp duracaktım.
Bu düzen devam etsin. Yalnız devam etmekle kalmayıp daha da koyulaşsın, soluk aldırmaz olsun. Bunun için çok işler döndü bu topraklar üstünde. Din sömürücüleri, cehalet sömürücüleri, milliyet sömürücüleri, vatan sömürücülerinin safında birleştiler. Ve memleketin bağımsızlığına kastettiler. Sömürücülük bir bütündür. Bir memlekette iç sömürücü varsa, mutlaka o memleket halkı dış sömürücüye peşkeş çekilecektir. Bunun başka türlüsü olamaz. Bunun aksini tarihler yazmamıştır.
Tavus kuşunun onuru var. Ayaklarını görünce, çirkinliğine bakıp kubartısı geçiyormuş. Aydınların geçmiyor. Yaptıkları işleri görüp de, biz çok az şeyiz, diyemiyorlar. Biz azıcık adam olsak, bu memleket bu halde olmaz, diyemiyorum. Tavus kuşu kadar onurumuz yok. Avurundan zavurundan vazgeçen yok. İşin belası da bu. Bütün kötü işlerin sorumlusu aydınlar. Utanmamız gerekir. Kimse utanmıyor. Tavus kuşu tüylerimize bakıp kubarıyoruz. Yaptığımız işleri gözümüz görmüyor. Eeeee, ne yapalım, şu aydınları ortadan kaldıralım mı? Yoook, hiçbir şey yapmayalım onlara. Belki bize de iyi, namuslu bir aydın kuşağı gelecek. Dünyadan umut kesilir mi? Yalnız bir şey yapalım, arada bir ayaklarımıza bakalım. Yani işlerimize. Övünüp kubarmayalım. Şu toplumda yerimizi bilelim de, halkın üstünde, kendimizi bir şey sanmayalım.
Üniversitede profesörü kitap çalıp üstüne adını yazıyor.Adam kırk yıl profesörlük ediyor, doğru dürüst bir araştırma yapmak değil, kitaba benzer bir ders kitabı bile yazmıyor. Haydi yazmıyor, diyelim,çevirmiyor bile. Gazetecisi… Bir memleket sorununu alıp da sonuna kadar giden, kendisine iş edinen…Bir düşünce uğruna, birtakım zorluklara katlanan kaç tane? Şu okur yazarlarda bir çürüme ki, olmaya gitsin… Daha bir sürü kötü örneklerini gösterebilirim. Ne gereği var, hepsini hepimiz biliyoruz.