"HENÜZ" İLE "ÇOKTAN"
Hayatta henüz yaşanmamışlığa dair,
Bir ümitsizlik seni kuşatıveriyorsa eğer,
Hälihazırda yaşayabildiklerinin penceresinden bak.
Problemlerin içinde var olan cevabı gibi,
Kış mevsiminin içine dolan ılık bir bahar gibi.
Gerçekte bir gün gelecek olan geleceğin,
Henüz gelmemiş güzel bir dünyasının olması,
Umitsizliğe düşmene sebepse eğer,
Hayatına çoktan gelmiş bulunan,
Güzel yaşanmışlıklarına bak.
Henüz açmamış bir çiçeği görebilmek için,
Nasıl ki önce köküne ve toprağına eğilip ilgilenilir,
İşte senin de yanındakini sabırla karşılaman,
Bir de onun ilerlemesine katkı sağlaman gereklidir.
Şu birbirinden uzak mı uzak,
Çoktan olmuşla henüz olmamışın arasını,
Günbegün tüm benliğimle ve yaşantımla azme sarılarak,
Yaşanılabilir kılınan güzel bir dünya için önce ben,
Benzemeyi istediğim o güzel kişiyi,
Çiçekler açtıracak bir umudun insanı yapmalıyım.
Park Nohae
Koreceden Çeviren
Büşra Melek Gedikoglu
‘Sözlerimizle eylemlerimiz arasındaki uçurum büyüdükçe içimizde kırılan yer de alabildiğince büyür. Bir müddet sonra bizi yutmaya başlar o uçurum. Yuttukça yutar…’
𝑺𝒆𝒏𝒊 ne zaman görsem
Yeryüzü geriniyor bir atın mahmuzlarında
Bulutlar toplanıyor suların duası için
Bir meleğin kanatlarında
Usulca göğe iniyor bir 𝒈𝒆𝒄𝒆.