"Ey Aşk'ın yolunda yürüyenler,
Biraz durun ve bana gösterin,
Var mıdır benimkinden büyük keder;
Rica ederim, beni sabırla dinleyin,
Ondan sonra da kararınızı verin,
Kalesi ve kilidi ben miyim her eziyetin.
Benim kıymetim olduğundan değil,
Kendi yüce asaletinden pek tabii,
Aşk bana sakin bir hayat lütfetti,
Ki duyardım arkamdan söylenenleri:
"Rabbim, hangi büyük fazilet ola ki
Böyle süsleyen, bu adamın yüreğini?"
Aşkın servetinden beslenirdi vakarım,
Hiç kalmadı şimdi kendime itimadım,
Böyle fakir yaşamak tek çaredir şimdi,
Bir söz söylemek korkutur artık beni.
İşte böyle olurum nihayetinde,
Eksiğini utanıp gizleyenler gibi;
Dışarıya neşeli göründüğü halde
İçinden ağlayan ve çırpınan biri."