Gizdeş

Gizdeş
@Gizde
Altıncı Ağıt
Ne zamandan beridir bana anlamlı geliyor, incir ağacı, neredeyse çiçeklerin bütün atlayarak, erkenden kararlı yemişlerinin içine sürüyorsun, övülmeksizin, arık gizini. Bükülmüş dalların çeşme borusu gibi aşağıya, yukarıya akıtıyor özsuyu: Uykusundan fışkırıyor o, nerdeyse uyanmadan, en tatlı veriminin mutluluğuna.
Şiir
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dördüncü Ağıt
Aynı anda biliyoruz çiçeklenmeyi ve solmayı.
Şiir
İbn-i Sina haklıysa, ki bildiğimiz kadarıyla pek yanılmamıştı. Her hastalığı yapan, bir kurttu. Ne yazık ki onu görecek alet yoktu elimizde. Tıp, İbn-i Sina'nın kast ettiğinin mikroskop olduğuna kanaat getirmişti ama benim memleketimde, "içine kurt düşmek"gibi bir mecazı da ihtiva ediyordu. (Kurgudaki Gerçeklik 23.bölüm)
Podcast
İKİNCİ AĞIT
Bak, ağaçlar varolmaktalar; evler ki, barındığımız içlerinde, varolmaya devam etmekteler. Yalnızca bizler akıp gidiyoruz herşeyin önünde, solurken alıp verilen havaymışcasına. Herşey birleşmiş adeta bizleri görmezlikten gelmeye. Biraz utancıyız onların belki, biraz da dile getirilemez ümitleri.
Şiir
İKİNCİ AĞIT
Belki biri çıkıp diyecek: Evet, içimde kan oluyorsun, bu oda ve bahar seninle doluyor… Neye yarar, bizi tutamaz o da; onun içinde, onun çevresinde eksiliriz. Ya onlar, güzeller, onları kim tutabilir? Yüzlerinde o görünüş aralıksız belirip siliniyor. Bizim olan gidiyor bizden sabah çimeninde çiy gibi, ısısı gibi ısıtılmış bir yemeğin. Nereye, ey gülümseyiş? Ey bakış: Yeni, sıcak, tutulmaz dalgası yüreğin;– yazık: İşte buyuz biz. Dağılıp eridiğimiz evren boşluğunda kalır mı ardımızdan bizim tadımız?
Şiir