Sevgili Arsız Ölüm, Latife Tekin'in köyden kente göç eden bir aile üzerinden hem toplumsal hem bireysel dönüşümü anlattığı çarpıcı bir roman. Alacüvek’ten şehre uzanan bu hikâyede yalnızca mekân değişmiyor; inançlar, alışkanlıklar ve dengeler de sarsılıyor.
Romanın merkezindeki Dirmit karakterinin dünyayla kurduğu ilişki, ailesiyle yaşadığı çatışma ve kendi sesini bulma çabası kitabın en derin katmanlarını oluşturuyor diyebiliriz. Anne-kız gerilimi, bireyselleşme ile gelenek arasındaki sıkışmışlığı görünür kılıyor.
Latife Tekin'in dili yer yer masalsı, yer yer sert. Gerçekle gerçeküstü kitapta iç içe geçiyor; köyün söylenceleri, batıl inançları ve korkuları anlatının doğal bir parçası oluyor. Bu anlatım biçimi, yoksulluğu ve yabancılaşmayı daha da derinleştiriyor.
Sevgili Arsız Ölüm, yalnızca bir göç hikâyesi değil; büyümenin, kopuşun ve kendini var etme mücadelesinin romanı. Bu yüzden benim tavsiye edebileceğim bir kitap.