📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir gece... Mustafa Kemal Duatepe'ye geldi.
Kolordu kurmay başkanının hazırlattığı yemeğe oturdular.Yer sofrasında cılız bir tavuk,dört beş dilim ekmekten başka bir şey yoktu.
Kurmay başkanına döndü...
"Askere ne verdiniz?"diye sordu.
Hık mık ettiler.
"Buğday kavurması tedarik ettik" filan diyebildiler.
Ayağa kalktı.
Tek kelime etmeden,çıktı gitti.
Ne tavuğa el süren oldu ne ekmeğe...
O gece hepsi aç yattı.
Bigalı Mehmet çavuş, Seddülbahir'de vuruşuyordu.
Mermisi bitince tüfeğini kırarak İngilizlere fırlatmıştı.
Tüfek parçası kalmayınca taş fırlatarak mücadele etmişti.İstihkam küreğiyle saldırmıştı.
Başından ciddi şekilde yaralanmıştı, avuçları paramparçaydı ama, İngilizleri püskürtmeyi başarmıştı.
Mustafa Kemal bu kahramanlığı duydu...
Bigalı Mehmet'e gümüş sigara tabakası hediye etti.
Çanakkale Boğazı komutanı Cevat Paşa'ya rapor yazdı.
Örnek olması için ödüllendirilmesini talep etti.
Murahebe Madalyası verilmesini sağladı.
Bu olay, İstanbul gazeteleri tarafından haberleştirildi.
Bigalı Mehmet, Çanakkale'nin sembolü haline geldi.
Mustafa Kemal tarafından madalya sahibi yapılan, memlekete tanıtılan Bigalı Mehmet çavuş "MEHMETÇİK" kavramının isim babası oldu. Bigalı Mehmet'in verdiği ilhamla, bu olaydan sonra Türk askerine Mehmetçik" denilmeye başlandı...