Yemek yemeye doymayan bir obeze benzetiyorum onu. Daldan dala konarken bir türlü aradığını bulamayan biri o. Ne aradığını sanırım kendisi de bilmiyor. Bu galiba narsisizmin karanlık ve derin boşluğu.
Nietzsche'nin "aktif unutma" tezi üzerinde çalışıyordum. Ona göre hayvanlarla insanlar arasında temel bir tarihsellik farkı vardı. Hayvanların tarihselliği yoktu; dün ve bugün arasında bir fark hissetmezlerdi. Bu tarihsel bilinç insana özgüydü ve hayvanları kıskanmamız için bir sebepti. İnsanın geçmişini araştırması acı veren bir deneyimdi. Mutlu olabilmenin tek şartı "unutmayı" başarabilmekti.