Aldatılanlar Kulübü...
Aldatilan insanın içinde taşıdığa acıyı iyi bilirim. Ha çok iyi bilirim. Birinci dereceden akrabam kadar yakınım is acıya. Bir insanın aldatılması sadece başkasına tercih edilmesi veya yerine başkasının konulması demek değildir. Seven bir insana verilen sözün tutulmaması da bir aldatma biçimidir. Aldatmanın ve aldatılmanın birçok sokağı vardır. O sokakların en çıkmazına da girmiş ve oradan sağ salim çıkmış bir insanım ben..
İnsanlar bana, "Sen daha çok gençsin, bu kadar ağır ne yaşamış olabilirsin ki?" düşüncesiyle yaklaşıyorlar. Insanoğluyuz, küçümsemek fitratımızda var; bunu anlayabiliyorum. Ama size bir tavsiye, bir insanın acısını asla küçümsemeyin. Gün gelir küçümsediğiniz o acının tam göbeğinde bulursunuz kendinizi, kalırsınız öyle.
Konuyu dağıtmayalım, aldatılmak dedik... Evet, aldan lan insanın nereye giderse gitsin ciğerinde taşıdığı sımsıcak, o taptaze acı var ya, evet evet o acı... Bu acıyı tadanınız var mi? Benimki de soru mu, tabii ki var. Aldatılmayan mı kaldı. aramızda yahu?
Aldatıldık biz ya, aldatildik. Elimizde avucumuzda ne varsa verdik, aldatıldık. Yanım kalmış vaziyetteyken yarım kalanları tamamladık, yine de aldanıldık. Biz yine her zaman olduğu gibi yarım kalanı oynadık ve hiç kimse tarafindan asla tamamlanmadık. Buna ihtiyaç duymadık. Çünkü yarım kalmaya da alışmıştık.
Saftık. "Hep yanındayım," diyene aldandi. Çok şükür aldatan taraf asla ama asla olmadik. Aldanmaktan o fırsatı bulamadık ki bulsak bile biz kimseyi asla aldatmazdık. Çünkü biz papatya kalpli insanlardik, aldarsaydik, papatyaların yanına hiç yakışmazdık.
Sizi seven insanları aldatacak kadar karakter yoksunu olmayın.
Gerisi hallolur.
Telli sazdır bunun adı
Ne ayet dinler, ne kadı
Bunu çalan anlar kendi
Şeytan bunun neresinde?
Abdest alsan aldın demez
Namaz kılsan kıldın demez
Müftü gibi haram yemez
Şeytan bunun neresinde?
Venedik'den çıkar teli
Ardıç ağacından kolu
Be Allah'ın şaşkın kulu
Şeytan bunun neresinde?