İnsanlar bir felâkete, bir ümitsizliğe uğradıkları vakit olanca öfkelerini etraflarındaki zayıflardan çıkarmak, güçleri erdiği yaratıkları o öfke ve hiddetle insafsızca ezmek yaradılışındadırlar.
Düne ihtiyatla dokundu, sonra geri çekildi. Şu an düşünmeye cesaretim yok, yeterince uzaklaşıncaya kadar da olmayacak. Çok tuhaf, diye düşündü, fiziksel acı gibi bir şey olmalı. Acıya dayanamadığın zaman vücudun kendini savunmaya geçer, derler; bayılırsın ve artık hissetmez olursun. Tanrı sana kaldıramayacağın acıyı yollamaz...