“Kitaplarda bir efsane dolaşır. İçinde bulunduğumuz bin yılın başına her biri kendince damgasını vurmuş 3 İran’lı arkadaştan söz eder, bu efsane: Dünyayı gözlemleyen Ömer Hayyam, o dünyayı yöneten Nizamülmülk ve ayni dünyaya dehşet saçan Hasan Sabbah...”
“Ne kadar çok mala sahip olursak, o kadar fazlasını isteriz. Zenginlik deniz suyu gibidir; içtikçe susuzluğumuz artar. Sonunda biz mallara değil, onlar bize sahip olur.”
“Çocuklarımızdan iyi insanlar olmalarını bekliyoruz, ancak bu ‘itaat etme’ anlamında değil diğer insanları empatiyle ve yüce gönüllülükle anlayabilme anlamında iyi olmaktır.”