Alanur Demir

Alanur Demir
@Glader1
7/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2018 1. kitabı
Malerman'dan okuduğum 2. kitaptı. (İlk okuduğum kitabı Kafes'ti.) Ve bu kitabı okumaya başlamadan önce gerçekten çok fazla yorum okudum ve bu yorumların çoğunluğu kitabın güzel olmadığı yönündeydi. O yüzden okuyup okumamak arasında çok tereddütte kalsam da, ne de olsa 180 sayfa ne kaybedebilirim ki en fazla deyip başladım okumaya. İyi ki de başlamışım! Kitabın kısaca konusundan bahsetmek gerekirse iki tane 16-17 yaşlarında genç sevgililerimiz var. Bunlar bir gün gölde kayıkla gezerken gölün dibinde bir ev buluyorlar ve evin içine bakmaya karar veriyorlar. Evi gezdikçe, orayı keşfetmeye başladıkça eve daha da bağlanıyorlar ve gizli sırlarını keşfetmek istiyorlar. Kitabın konusu aslında genel olarak bu. Bununla birlikte bir de iki genç insanın hayatlarında aşkı ilk defa tatmalarını, hayatı keşfetmelerini de okuyoruz. Kafes'le karşılaştırınca herkes bu kitaptaki gerilimin daha az olduğunu söylese de nedendir bilinmez ben bu kitabı daha bir ürpererek okudum. Belki nedeni gölün dibinde, suyun içinde, karanlıkta geçmesidir. Çünkü kendimi bildim bileli göl, deniz gibi yerlerden korkuyorum. Yine de kafesin yeri çok ayrı tabiki :D Eğer ki kendinizi kitabın sonunun olmadığına alıştırarak okursanız bu kitabı beğeneceğinizi düşünüyorum. Çünkü artık Malerman'ın tarzının bu olduğunu anladık. Hem Kafes'te hem bunda, ikisinde de kitabın sonu yarım bitti gibi oldu. Zaten kitaba başlarken de bunu bilerek ve kendimi alıştırarak okuduğum için sonunda çok da bir hayal kırıklığına uğramadım. Yine birazcık kızmadım değil yazara. Neyse, boş bir zamanınızda, çok bir şey beklemeden alınıp okunabilecek bir kitap. Her ne kadar kitap bittikten sonra kısa bir süre "ne oldu şimdi yani" gibi bir moda girmiş olsam da okurken gerçekten keyif aldığım bir romandı. Başka bir romanda görüşmek üzere.
Edebiyat
Gölün Dibindeki EvJosh Malerman · İthaki Yayınları · 20173,310 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
9/10
·384 syf.··
2017 23. kitabı
Bu benim Wulf Dorn'dan okuduğum ilk kitaptı ama kesinlikle son kitap olmayacak. Öncelikle kitabın dili güzeldi. Ne çok zorlayan ne de çok basit bir dili vardı. Gayet orta düzey herkesin okuyabileceği bir üsluptu. Ayrıca kitap çok da akıcı yı. Öyle ki kitabı okumak toplamda -yemek molası veya ders molası gibi molalarla birlikte- 7 8 saat falan sürdü. Çünkü kitabı resmen elimden bırakamadım. Zaten kitap da çok kalın değildi. Kitaptaki tek sorun bence Doro'nun insanlara çok çabuk güvenmesiydi. Aslında bunun nedenini sinestezisine de verebilirdim. Ama yine de bana biraz fazla çabuk geldi. Sonuçta sinesteziye sahip bir insan da yanılabilirdi. Bir de Kai'ın ölme sebebi bana biraz mantıksız geldi. Daha doğrusu Kai'yı öldüren kişinin -şu an spoi vermemek için kendimi zor tutuyorum- öldürme sebebi çok saçma geldi. Ama bunların dışında kitap gerçekten hoşuma gitti. Yani korkunç değildi bence ama kurgusu güzeldi sonuçta. Ama kitabı bitirince neden ağladığımı hala anlayamadım açıkçası. Daha doğrusu bitmeden 5-6 sayfa önce Kai'la ilgili bir paragraf vardı. Ve ben orayı görünce gözlerim doldu peşinden de kendimi tutamadım ve ağlamaya başladım. Cidden bir korku kitabında duygulanıp ağlayan tek insan olabilirim. Her neyse eğer buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim. Herkese iyi okumalar!
Edebiyat
Hain YüreğimWulf Dorn · Pegasus Yayınları · 20152,744 okunma
10/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2017 21. kitabı
Kitap benim için muhteşemdi. Her dostluğun mükemmel olmayacağını, ne kadar öyle görünse de bir gün bozulabilecegini gösteriyordu. Açıkçası ben baş rolü çok sevdim. (Biraz da kendime benzettim desem yalan olmaz.) Ayrıca kitapta denizanaları hakkında çok fazla bilgi bulunuyordu. Ve baya ilgimi çektiler. Hatta birazdan bilgisayarın başına oturup denizanalarını araştırmayı düşünüyorum. Yazarın dili de hoşuma gitti açıkçası. Gerçekten hafif ve akıcı bir dili vardı. Not: Şu an kitabı gerçekten deli gibi beğenip, "Bu kitap kesinlikle 2017 favorilerime girdi!" dememe rağmen buraya yazacak hiç bir şey bulamıyorum. Size diyeceğim tek şey şu: Bu kitabı okuyun. Kesinlikle ilk elinize geçtiği anda alın ve okuyun. Zaten çok kalın olmadığı ve akıcı olduğu için bir oturuşta bitebilecek bir kitap. Hele ki yaz tatilindeyken ve okumak için bol bol fırsat varken asla ertelemeyin. Benden bu kadar. Herkese iyi okumalar!
Edebiyat
Hayalet KalpAli Benjamin · Yabancı Yayınları · 20213,432 okunma
9/10
·306 syf.··
Beğendi
·
2017 20. kitabı
Çoğu kişi gibi ben de dizisini duyana kadar kitabı bilmiyordum. Ama dizi resmen bir patlama niteliğinde olunca merak ettim ve hemen izledim. Zaten 1 sezonu var yalnızca ve 5 günde bitti o da. Normalde daha hızlı da bitebilecek bir yapısı var dizinin çünkü gerçekten çok sürükleyici ama ben maalesef sınav haftasındaydım o zaman. İşte dizisini izledim ve aşırı beğenince kitabını da bir an önce okudum. Kitabı da gerçekten güzeldi. Sürükleyici bir anlatımı vardı ama dizisi benim daha çok hoşuma gitti. Yani normalde uyarlama her şeyin kitabını daha çok beğenirim. Ama bu bir ilk olarak bir istisna oldu ve bunun dizisini daha çok beğendim. Gerek oyuncuları gerekse efektleriyle beni resmen büyüledi. Kurgu olarak bakarsak gerçekten güzel bir kurgusu var. İntihar. Aşk. Okul. Arkadaşlık. İhanet. Aslında bu şekilde bakınca normal bir gençlik kitabı/dizisi gibi duruyor ama değil işte. Olayların anlatılış tarzı olsun, yaşanan olaylar olsun çok farklı. Size söyleyeceğim tek şey alın ve bu kitabı okuyun. Peşinden de dizisini izleyin. Emin olun pişman olmayacaksiniz. Tabiki şu uyarıyı da yapmadan geçmek istemiyorum. Eğer ki intihara meyilli biriyseniz veya olaylardan çok etkilenen biriyseniz size tavsiye etmiyorum. Özellikle de diziyi. Kitapta yine bazı yerler daha çabuk geçmişti ama dizide sindire sindire anlatılıyor ve oyuncular gerçekten güzel canlandırıyor bence. Özellikle de Hannah'ın intihar sahnesi aşırı etkileyiciydi.
Edebiyat
Ölmek İçin On Üç SebepJay Asher · Artemis Yayınları · 20174,095 okunma
9/10
·408 syf.··
2017 19. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2017 10:19
Kitap çok güzeldi! Kurgusu, karakterleri her şeyi çok farklıydı bana göre. Kitabı kısaca anlatmak gerekirse; Evren bir ev kızı. Hayatı çamaşır, bulaşık ve yemek yapmakla geçiyor. Tabi bir de Tess Gerritsen kitaplarıyla. Bir de blogu var Ev Kızı Evren isimli. Bir gün evine bir kargo geliyor ve onun, Tess Gerritsen'ın da geldiği çok özel bir buluşmaya çağrıldığı söyleniyor. Tabiki Evren de oraya gidiyor. Sonuçta o bir Tess Gerritsen hayranı. Oraya gittiğinde ise Tess Gerritsen öldürülüyor. İşte olaylar da burada başlıyor. Kısacası bir ev kızının ajana dönüşme hikayesini okuyoruz. Ama bu ev kızı her ne kadar ajana dönüşse de kendi içinde hep Ev Kızı Evren olarak kalıyor. Yani kitap gerçekten çok güzeldi. Sadece benim için heyecanı kaçıran bir nokta vardı. Çünkü kitabı okumaya yeni başladığımda, son 20 sayfada olan bir olayla ilgili çoook büyük bir spoi yedim. Bu ilk başlarda heyecanımı baya kaçırsa da sonradan bunu boş verip diğer olaylara odaklanmaya karar verdim. Siz siz olun wattpadden çıkmış kitapların, kitap hallerini okurken wattpade girip kitabı incelemeyin. Hele yorumları hiç okumayın! Yoksa sonunu Venom gibi olabilir. Neyse son olarak şunu söylemek istiyorum: Test Gerritsen bu kitabı okumuş. Cidden bu kitabın ingilizce tercümesini Test Gerritsen'a e-mail yoluyla atmışlar ve o da okuyup: -Kitaplar, gizem ve cinayet. Mükemmel birleşim! diye bir yorumda bulunmuş kitap hakkında! Bence bu gerçekten çok gurur duyulacak bir tablo. Yazarımızı tebrik ederim. Benden bu kadar. Umarım bu kitabı okur ve cok beğenirsiniz. Herkese iyi okumalar!
Ev Kızı EvrenFiliz Şakar · Müptela Yayınları · 2016650 okunma