“Etrafı seyrederken, görmüş olduklarımı kendimce yorumlamaya başladım ve o akşam göründüğü kadarıyla yorumum şöyle sayılırdı. (Sonradan, gerçeğin yalnızca yarısını görebildiğimi ya da gerçeği yalnızca bir yanıyla görür gibi olduğumu anlayacaktım):”
Sayfa 34 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Komşu bir şehrin yok olmasını istemeyen bir şehir pek az tanıdım, ya da başka bir aileyi yok etmek istemeyen bir aile. Her yerde zayıflar, önlerinde eğilen güçlülere lanet eder; güçlüler ise onları, yünlerini ve etlerini sattıkları koyunlar gibi döverler. Avrupa’nın bir ucundan diğerine kadar bir milyon disiplinli katil, daha dürüst bir iş bulamadıkları için, disiplinli yağma ve cinayetle ekmek kazanıyor. Barış içinde gibi görünen o şehirlerde bile, sanatların geliştiği yerlerde, sakinler, kuşatılmış bir şehrin yaşadığı melankoli, kaygı ve huzursuzluktan daha fazlasıyla boğuluyor.."