Ceza Kolonisinde
Tem 19, 2024
Kitap altı başlıktan oluşuyor, ilk başlık “Bir Savaşın Tasviri” Öyküsünden İki Konuşma.
Alıntılarla başlamak istiyorum; Kafka okurken nelerle karşılaşabileceğim ip uçları gibi bu alıntılar. Sihirin tozları…
“… hep hareket halinde düşündüğümden, orada öylece dursa bile kilisenin içinde süzülüyormuş gibi geliyordu bana.
Yani etrafımdaki nesneleri sadece gelip geçici hayaller olarak algılıyorum, sanki bunlar bir zamanlar yaşamışlar da şimdilerde kaybolup gitmişler gibi.
… gece ile gündüz arasındaki sakin bir aradaydı…”
İkinci başlık “Gözlem”. On sekiz öykü var bu başlık altında, farklı uzunluklarda olmaları dikkat çekici benim için. “Mutsuz Olmak” öyküsü de; karamsarlık, korku,umut, cesaret, yüzleşme gibi birçok duyguyu katmanlı anlatımıyla kitabın akışı genişlemiş. ” Asıl korku görüntünün nedeninden duyulan korkudur.” düşüncesini de not almak ” ne ve nedenleri” karşılaştırmayı hatırlatır mı?
Kitapta, “Yargı” öyküsü kendi başına bir başlık, ebeveynlerin öfkesinin kıskançlık kaynaklı olması belki de yaratılışın öfke kaynaklı olabileceği sorusuna gidiyordur.
“Bir Taşra Hekimi” bölümü ise on dört başlıktan oluşmuş. “Kendi aralarında kargalar gibi anlaşıyorlar.” alıntısı farklı bir gönderme yapsa da öykülerinin çoğulluğunu anlatacak bir bakış verdi.
Son olarak da Ceza Kolonisi ile bir Açlık Sanatçısı’nın çıkmazlarını değinmek istiyorum. Ceza Kolonisi ilk okumamda nefret, ürperti bırakmıştı bende. Öyküyü zamanla kabullenebildim. Açlık Sanatçısı için de aynı iticiliği hissetmekle birlikte sanatın o çok yönlü; trapez sanatçısından,ıslıkla söylenen şarkısına kadar sunumlarıyla derinlere bir buluşmaya doğru gidiyor öyküler.
Tekrar okunur ve her okuduğumda yeni bir karşılaşma sunar bu kitap.