İkili yalnızlık, bıkkınlığa, can sıkıntısına kadar varmayınca, duyguların ve güvenin ağır ağır yükselmesini sağlar, bu da bu yalnızlığı paylaşanları çok yaklaştırır.
Sanırım, aşkı çok güzel bir duyguya dönüştürebilecek tek şeyin her şeye karşın ve ölünceye kadar sadık kalmak olduğunu söylemiştim.
François, görüşlerine her zaman soyut ve madensi bir hava veren o kesik kesik konuşmasıyla: "Sadık kalmanın ne önemi olabilir, anlamıyorum", demişti. "Şimdiki zamanda yaşamak gerek. Önemli olan her andan bu anın içinde bulunabilecek gücü çıkarmak. Buna da üç yoldan ulaşılabilir: Güçle, tehlikeyle ya da istekle. Yok olmuş bir arzunun düşünü sadakatle sürdürmeye çalışmak neden?"
"Gerçek güç ancak sürekli olanda, zor olandadır da ondan. Rousseau arı bir kadının eteğine dokunmanın kolay bir kadını elde etmekten daha ateşli sevinçler verdiğini söyler.”
"Sizi yıkan, kendinizi olduğunuz gibi kabul etmeniz", diyordum, "sanki yaratılışımızı hazır alıyormuşuz gibi. İnsan kişiliğini biçimlendirebilir, onu yeniden kurabilir."