İklimler

Andre Maurois
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 00:00
İklimler benim için tatlı dilli, kolay okunan, hızla akıp giden bir kitaptı.Kadınlara dair fikirler oldukça can sıkıcı olsa da genel olarak kitabın atmosferini,içinde geçtiği dönemi ve o dönemde hissetmeyi sevdim. Odile’nin böyle bir dönemde bile kendin varetmeye çalışırken kimseye boyun eğmeyişi, değişmeyişi, bencillik gibi algılanabilir belki ama bence savunma mekanizmasıydı ama maalesef ruhu fazla yorgun düştü ve sonunu o getirdi. Kitapta en umursamaz, en kendi keyfine göre hereket eden Odile gibi görünse de bence o yanlış zamanda doğmus ve bundan acı çeken bir ruhtu, benim kalbime en çok Odile dokundu. Philippe karakterini nereye koyacağını bulamamış, acıdan keyif alıp ama bunu inkar ederek acı çekiyorum diye ağlayan yine de acıyı kovalayan, çok büyük ihtimalle kendi değersizlik duygusundan kaynaklı olarak ona değer verenleri umursamayıp, değer vermeyenlere kendini kanıtlamaya çalışırken çok da üzülmediğim bir sona ulaşan bir karakterdi benim için. Aslında Odile için hissettiklerine başta çok saygı duydum, aşkı için neleri kabul ediyor dedim ama sonra dönüştüğü kişiyle birlikte aslında meselenin tamamen kendisiyle alakalı olduğu ortaya çıktı bence. Isabelle ise sevgisini tam o dönemde kadınlar için çizilen roller çerçevesinde ifade eden, o çerçevede yaşayan bir karakterdi. Kabullendiği ve savunduğu şeyler bana sinir harbi yaşattırdı, kollarından tutup kendine gel diye bağırasım geldi. Neyse ki kader o bilmese de ondan yanaydı da kendisinin kafasını seve seve teslim edeceği cellatı kendinden önce öldü. Özetle keyifli, nostaljik, tatlı bir yolculuktu.
İklimlerAndre Maurois · Görsel Yayınlar · 19923,472 okunma
Puan vermedi·232 syf.·
2021 27. kitabı
Eee Alain’in öğrencisinden de daha azı beklenemezdi. Klasikler arasında yeri ayrıdır. Maurois bir filozoftur özellikle 2 Ciltten oluşan ABD Tarihi adlı kitabını tavsiye ederim. Hem seven hem de sevilen bir ruhun çelişkilerini anlattığı bu kitabıyla ölümsüzlüğünü perçinlemiştir yazar. İlk okuduğumda 3 şişe şarap içirtmişti bu kitap bana. Bir kadında tüm kadınlığın ve tüm insanlığın hissedilebileceği Tanrıçalara ! Şerefine Maurois..
Edebiyat
İklimlerAndre Maurois · Görsel Yayınlar · 19923,472 okunma
8/10
·232 syf.··
2023 30. kitabı
İklimler uzun zamandır okumak istediğim ancak bir türlü fırsat bulup da vakit ayıramadığım bir kitaptı. Nihayetinde elime alıp okumaya başladığımda beni içinde kaybolmaktan hoşlandığım bir anlatış biçimi karşıladı. Olayları önce başkarakterimiz Philippe ‘in gözünden okuduk- ki ben ona ‘şerefsiz Philippe’ demeyi tercih ediyorum burada kitabı okuyanlar beni anlayacaklardır. Philippe acı çekmeye âşık bir genç adamdır. Hayalindeki mükemmel kadını bulmaya takıntılı bir manyak olduğu için karşılaştığı bütün hanımlara karşı aynı sevecenlikle yaklaşır ve hepsini acımasızca eleştirmekten geri durmaz. Nihayetinde Odile adında bir İtalyan güzeline gönlünü kaptırır ve evlenirler. Evlilikleri boyunca karısı tarafından aldatılır. Sonunda Odile kendi canına kıyar ve hikâyemizin ilk bölümü burada sona erer. Bir süredir zihnimde aldatma ve sadakat ile ilgili düşünceler dönerken bu kitabın konusunu bilmeden kitaplığımdan seçmiş olmam benim için ilginç bir tesadüftü diyebilirim. Odile karakterini hak ettiğinden fazla sevdiğimi düşünüyorum aslında. Kendisinin de dediği gibi ‘onu gözümüzde fazla büyüttük.’ Zira o da bizim gibi zaafları olan bir insandı. Kitabın ikinci kısmı ise Philippe’in ikinci karısı olan İsabelle tarafından anlatılıyor. Bu kez taraflar değişiyor ve köpek gibi âşık olan taraf İsabelle olurken aldatan taraf Philippe oluyor. Bu kısımda Philippe’den fazlasıyla nefret ettim. Ancak şunu itiraf etmeliyim ki bu kitabın karakterlerinin iç dünyasına istemsizce çekiliyorsunuz. Her birine kendi içinde hak verirken yaptıkları tüm o hataları görmezden gelmek kolay oluyor. Kitap kesinlikle çok hoşuma gitti. Andre Maurois ilk defa okuduğum bir yazar ve hayata bakış açısında kendimden çok fazla tanıdıklık buldum. Onu okumak uzun zamandır görmediğim bir dosta rastlamak gibiydi.
Edebiyat
İklimlerAndre Maurois · Görsel Yayınlar · 19923,472 okunma
Aşkın Yanılsaması Olan Acı
9/10
·208 syf.·
2025 100. kitabı
Kitap, iki benzer kişinin (kültürel, yetiştirilme tarzı olarak) aşık olduktan ya da birine bağlandıktan sonra kendi düşüncelerinden, benliklerinden nasıl vazgeçtiklerini ve dönüşüme uğradıklarını gösteriyor. İnceleme de birkaç kişi başlıktaki İklim'i aşkın zamanla değişimi olarak anlamış ancak bana göre aşkın değişimi değil insanın aşık olduktan sonra ikliminin (kendinin) değişmesinden bahsediyor. Baş karakterimiz Philippe güzelliğinden başını döndüren Odile ile evlendikten sonra değiştiğinden dem vurur. Ancak evlenmeden önce onun aile yapısının, kişiliğinin farkındadır ama güzelliğine duyduğu ilkel bir içgüdü baskın gelmiştir. Odile'in rahat davranışları ve yalanları Philippe'in kuşkulanmasına ve kıskanmasına sebep olur. Kıskançlığın etkisiyle acı çekmeye başlamıştır ve bu acı onda bağımlılığa evrilmiştir. Sonrasında da beklentisi olan sadık kadın profilini farkında olmadan gizemli, kuşkulandırıcı ile değiştirir. Çünkü sağlıklı düşüncesinin yerini sağlıksız düşünceyle değiştirince müthiş hezeyanlar duymaya başlar. Bu evlilik fazla uzun sürmez ve trajik bir şekilde sonlanır. Ancak kafasında yarattığı hastalıklı aşk profilini hayatı boyunca devam ettirecektir. Karşısına ona benzeyen, uyumlu olabileceği ve önceden arzu ettiği gibi sadık biri olan Isabelle çıkmıştır. İlk başlarda yeni bir heyecan olarak gördüğü için bu kadınla arası iyidir. Ama zamanla hastalıklı aşk profiline geri dönecektir. Düzeltmediğimiz her sağlıksız düşünce eninde sonunda patlak verir. Ve Philippe ona derin acılar veren Odile'e dönüşecektir. Kitabın ikinci bölümünde Isabelle konu alınır. Bu kişiler birbirine benzedikleri için (ve Philippe Odile'in erkek versiyonuna evrildiği için) aynı şeyleri kadın versiyonundan okuyoruz. Philippe Odile'e benzeyen birine rastlar ve hastalıklı düşüncesi
1000k
İklimlerAndre Maurois · Helikopter Yayınları · 20083,472 okunma
8/10
·208 syf.··
2025 19. kitabı
Alelade bir olay örgüsü üzerine saplanıp kalmış, yan karakterlerin işlevinin az olduğu kitapları sevmiyorum. Ana karakterini kendimle bağdaştıramadığım kitapları sevmiyorum. Düşüncelerimle taban tabana zıt düşen kitapları sevmiyorum. Birkaç basit cümleyle özetlenebilecek kitapları sevmiyorum. Sonunu tahmin edebildiğim, göstere göstere gelen kitapları sevmiyorum. Ama bütün bunlar; beni İklimler gibi bu özellikleri içeren kitapları okumaktan, hatta sevmekten alıkoymuyor. Çünkü hepsinden daha önemlisi, kitapları yolculuğa çıkmak için bir araç olarak görüyorum. Son zamanlarda bir kitabı okuduğuma değmesi için aradığım şartlar belli: beni bir köşeye sıkıştırıp sorguya çekmeli, beni belli noktalarda rahatsız etmeli, düşüncelerimi ya değiştirmeli ya da sağlamlaştırmalı. Andre Marois da bana tam olarak bu konuda yardım etmiş oldu. İklimler'in üzerinde durduğu konu aşk ve getirdikleri, çoğunlukla da götürdükleri. Tutkulu, kararlı bir aşkın uçarı ve güvenilmez bir ruha yönelmesi trajedisini sunuyor bize. Philippe'in bağlılık içeren bu aşkının; karşısındakinin aslında zannettiği kişi olmadığını fark ettiği an hiçbir değişikliğe uğramadığını, daha doğrusu değişikliğe uğrasa bile aşkının hâlâ sonsuz bir aşk olduğunu görmek çok etkileyici. "Ortak yaşamımızın ikinci ayında, gerçek Odile'in benim sevdiğim Odile olmadığını biliyordum. şimdi tanıdığım Odile'i daha az sevmiyordum, ama tümden farklı bir aşkla seviyordum." Aynı zamanda İklimler; dünyanın dilinde olan, kimsenin konuşmadan edemediği bu ilkel konuyla ilgili birçok şüpheyi akla getiriyor ve sorgulatıyor: Aşk nedir, azalan veya artan bir şey midir, sonsuz sadakat gerektirir mi, kaçan kovalanır mı, onda ne buluruz da birisini severiz... Kitap, adını aşkın mevsimlerinin sürekli değişmesinden alıyor. Evet, aşk hep var ama aşkın
İklimlerAndre Maurois · Helikopter Yayınları · 20083,472 okunma
10/10
·208 syf.·
2026 16. kitabı
İklimler Bir aşk romanına verilebilecek en güzel isimlerden biri bence. Aşkın -ya da ilişkinin- baharını, yazını, kışını ve aşkın mevsimlerinin hissettirdiği duyguları öyle güzel anlatmış ki, okuyan herkes kendisinden bir parça bulacaktır eminim. Hem bir kadının ağzından hem de bir erkeğin ağzından okuduğumuz duygular şaşırtıcı derecede başarılı yazılmış. Belki ilk defa hiçbir karakteri çok sevmeden, kitabın bütününü çok sevdim. Aşk ve ilişkiler üzerine iyi bir roman okumak isterseniz bu kitabı listenize ekleyebilirsiniz. Tahsin Yücel'in çevirisini de ayrıca çok beğendim. Kitap hakkında daha detaylı yorumumu dinlemek isterseniz bu videoya bakabilirsiniz. youtu.be/Csx1toCTiPU
Edebiyat
İklimlerAndre Maurois · Helikopter Yayınları · 20083,472 okunma
10/10
·208 syf.·
2025 24. kitabı
Bu kitabı okurken, içimde uyandırdığı hislerle birlikte, öylesine güzel cümlelerle anlatacağımı düşündüm ki... Fakat şimdi kitabı bitirip de kapağını kapattıktan sonra, elimde kitapla öylece kalakalınca, ne söylesem (ya da ne söylemesem) bir şeylerin eksik kalacağını hissediyorum. O yüzden her ne kadar birkaç kelam etmiş olsam da, güzel bir aşk yaşanmış ve de bitmişçesine, bu kitabın bende bıraktığı hisleri kendime saklayıp, ara ara kitaba bıraktığım izlere dönüp okuyacak, belki kitapta geçen anlardan bazılarında kendimi bulacak, belki de karakterlerin ruh hallerine gülüp geçeceğim... Yalnız bir şey var ki onu söylemeden geçmek olmaz diye düşünüyorum. "Birine geç kalmak"tan bahsederiz ya her zaman, bunca yıldır duyup, hatta kendim de dile getirdiğim bir şeydir bu. Fakat kitap bana bunu hissettirene dek, hiç bu açıdan düşünmemiştim bu cümleyi. Şimdi daha iyi anlıyorum ki, birine geç kalmak, sadece zamansal olmuyormuş. Birine geç kalmak, o kişiye varana değin, yolda rastladıklarımızın bizde bıraktıklarından kaynaklı dönüşümlerimizi de yanımızda getirmemizden kaynaklı. Ve "geç kaldığını düşündüğün kişi"ye vardığında, "eski sen"i arıyorsan eğer, "keşke bu kadar örselenmeden sana gelebilseydim" diyorsan, işte o zaman gerçek "geç kalmışlığı" iliklerine kadar hissediyorsun... Haydn keyifli okumalar :)
Aşk
İklimlerAndre Maurois · Helikopter Yayınları · 20083,472 okunma
İklimler | | Andre Maurois
Puan vermedi·208 syf.·
2023 38. kitabı
Bir adam, iki evlilik ve birbirine zıt iki kadın. Kitap iki bölümden oluşuyor.Kitabın Odile ve Isabelle adındaki iki bölümü aslında Philippe Marcenat’ın hayatının iki ayrı döneminden oluşuyor. İlk bölümde Philippe, Odile’i anlatıyor. İkinci bölümde Isabelle, Philippe’yi. Kitapta karakterlerin derin duygularını, aşklarının en saf hallerini ve geçmişin izlerini okuyoruz. İklimler, kadın erkek ilişkilerini iniş çıkışlarıyla irdeleyen bir kitap. Kadınların ve erkeklerin aşkı nasıl farklı yaşadıklarını, aynı kadın ve erkeğin farklı kişilerle ilişkilerinde, ruhları değiştikçe yaşadıkları aşkın da nasıl farklılaştığına tanık oluyoruz. Philippe'ın ağzından yazılan bölüm de, Isabelle'nın ağzından yazılan bölüm de etkileyiciydi.İki farklı yazarın kaleminden çıkmış gibi. Duyguların aktarımı açısından benim beğendiğim bir kitap oldu. Bırakacağı etki biraz da sizin iklimize bağlı. Derin cümleleri ve betimlemeleri seviyorsanız bu kitapla mutlaka tanışmalısınız. Keyifli okumalar. . . .
Edebiyat
İklimlerAndre Maurois · Helikopter Yayınları · 20083,472 okunma
KARI-KOCA, METRES, SEVGİLİ VE YOSMA
8/10
·223 syf.··
2020 18. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2020 09:36
Baştan sona, her bir kelimesinde, kitaba dair her bilginin, her sonucun, her nedenin olduğu bir inceleme yazısıdır. Kitabı okumayanlar, eğer olayların sonucu ne merakıyla okuyacaklarsa, bu incelemeyi okumamaları daha iyi olur. Benim gibi her şeyi bilmesine rağmen, nedenlerini ve işlenişini merak ederek okuyacaklarsa buyursunlar. BÖLÜM 1 1900'lü yılların başında, kültürel yozlaşmanın ve edepsizliğin içindeki Fransa'nın, paçalarınızı pisliğe bulaşmasın diye kıvırmanız gereken yaşayışı içinde, paylaşımın yüce gönüllülükle, cömertlikle ve titreten bir nezaketle nasıl gerçekleştiğini okuyacağınız, bana göre çok fazla ders içeren, çok iyi bir roman okudum. Beğenip beğenmemekte bir tereddüdüm var ki, bu da aramızda eşrefi mahluklar olduğumuza inandığım için, ''karısını ya da kocasını paylaşmak çok olağan gelmeyecektir'' düşüncesinden kaynaklıyor. Kitaptaki her karakter size sevgiyi, nezaketi, fedakarlığı, vurdumduymazlığı, güzelliği, vefayı, ümit etmeyi, kötü olmayı, nankörlüğü, pis nefisliliği, evliliği, şefkati, sevgili olmayı ve daha nicesini sorgulatıyor. Kitapta geçen birkaç ifadeyi Fransız kültürü içindeki anlamıyla birlikte açıklamam gerek: *Metres; evlisiniz, karınızın da toplumun da haberi olduğu, aynı evde yaşadığınız, gönüllerin hoşluğu içinde meşk ettiğiniz kadın. *Sevgili; evlisiniz ya da bekarsınız, seviyor ya da sevmiyorsunuz, daha çok ilgi ve hoşlanma seviyesinde meşk ettiğiniz kadın ya da erkek. Siz evli o bekar olabilir. İkiniz de bekar olabilir. Siz bekar o evli olabilir. Bir de bunun 2'li ilişki olduğunu düşünmeyin, çoklu da olabilir. Kadının da birkaç sevgilisi olabilir, adamın da birkaç sevgilisi olabilir ama bu bir sorun olamaz. Olağan şeyler. İnsanlar sıklıkla sıkıldığı için, herkes birbirini zamanla en az bir kere, şefkatle bağrına basabilir.
İlişkiler
İklimlerAndre Maurois · Helikopter Yayınları · 20083,472 okunma
YAKARSA BU DÜNYAYI ROMANTİKLER YAKAR!
9/10
·261 syf.··
Beğendi
·
2019 9. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2019 23:13
İncelemeye kitabın isminden başlamak istiyorum. Kitabı okuduktan sonra “İklimler” kelimesinin insanın duygu değişimlerine ne kadar uygun bir tabir olduğunu farkettim. İnsan kimi zaman ilkbahar kadar coşkun, kış kadar soğuk, sonbahar kadar hüzünlü, yaz mevsimi kadar kaygısız olabiliyor. Kitabın temasıyla, isminin uygunluğunu çok yerinde buldum. Konumuz “Aşk” kimileri masadan kalkmak ister mevzu bahis açıldığında, kimileriyse ufaktan dökülmek ister kendini dinleyecek birilerini bulduğu için. Hemen hepimizin başına gelmiştir, bir şehirde bırakmışızdır kalbimizin bir kısmını, söyleyemeden boğazımıza boncuk yapıp dizmişizdir platonik bir sevdayı, kimimizse tam yakalamışken ipin ucunu tam da mutluluğa bir kaç adım kaldığını düşünürken zemine çakılıp dönüp arkamızı küsmüşüzdür dünyaya, evrene o an çevrede bulunan her şeye(!) Ne diyordu Masumiyet Müzesinin ilk satırlarında Kemal Füsun’a olan aşkı için ; “Hayatımın en mutlu anıymış bilmiyordum.” Ya da Çalıkuşu Feride çok sevdiği Kamran’ı terkettiğinde; “Sen yine bir parça benimdim, bense bütün ruhumla senin..” hayır, olayı dramatik hale getirmek için değil bu alıntılar. Aşk dediğimiz ve belli bir mantığa oturtamadığımız bu karmaşık ruh hali her bünyeye farklı tesir ediyor. Ben mesela bir miktar salaklaşıyorum :) İşte bu kitap insan bünyesinde aşkın tesirlerini irdelemiş genel olarak. Andre Maurois’in bu kitabı iki bölümden oluşuyor, birbirine sırtı dönük iki farklı yüz gibi bu bölümler. İlk bölümde karakterimiz Philippe’nin aşık olduğu uçarı, ele avuca sığmaz, dışa dönük, gezmekten, eğlenmekten, insanları etkilemekten hoşlanan özgüveni yüksek bir karakter olan sevgili Odile ile yaptığı bir miktar ızdırap dolu ama bu ızdıraptan beslenen saplantılı bir evlilik konu ediliyor. İkinci bölümdeyse, tamamen içe dönük Odile’in
İklimlerAndre Maurois · Helikopter Yayınları · 20083,472 okunma

Yazar Hakkında

Andre MauroisYazar · 22 kitap
André Maurois (asıl adı:Émile Salomon Wilhelm Herzog) (d. 26 Temmuz 1885 Elbeuf, Fransa - ö. 9 Eylül 1967 Neuilly-sur-Seine) Fransız roman, hiklaye, deneme, biyografi, tarih yazarı'dır. Yaşamı Alsas'li Yahudi asıllı zengin bir tekstil sanayici ailesinden olup ailesi Fransa-Prusya Savaşı'ndan sonra Alsas'dan kaçıp Normandiya'da Lebeuf'de bir yünlü tekstil fabrikası sahipleri idi. Maurois bu kentte doğdu. Maurois Rouen'de "Pierre-Corneille Lisesi"'de eğitimini yaparken Fransa'da 18. yy. dan itibaren en iyi lise öğrencilerinin girdiği "Concours général" imtihanlarına girip ödül kazandı. Üniversite diplomasını da edebiyat üzerinde yaptı. Mecburi askerlik görevini bitirdikten sonra 12 yıl ailesi sahip olduğu fabrika ve şirketin idarecisi olarak görev yaptı. 1909'de Genevre bir Polonya'lı kontun genç kızı olan Jane-Wanda de Szymkiewicz (Jeanine) (1892-1923) ile tanışıp onunla birinci evliliğini yaptı. I. Dünya Savaşı döneminde Fransız ordusuna katıldı ve Fransa'da bulunan Britanya sefer ordusuda tercümanlık ve liyazon subaylığı yaptı. Yayınladığı ilk eseri olan "Les Silences du Colonel Bramble (Albay Bramble'ın Susması)" bu dönemdeki yaşamını alaycı olarak ama sosyal realizm öğeleri ile işlemektedir. Bu eser Fransa'da hemen rağbet gördü ve İngilizce'ye tercümesindenn sonra İngilizce konuşulan ülkelerde de popüler oldu. Bunu "Discours du docteur O'Grady" adlı romanıyla takip etti. Yazı hayatının kalan kısmında da Maurois Britanya halkı ve konuları hakkında birçok eser hazırlamıştır. Bunlar arasında politikacı Disraeli; Byron,Shelley adlı tanınmış şairler ve Alexander Fleming adlı bilim adamının biyografileri bulunmaktadır. Bu Britanyalilar biyografileri yaninda Maurois Fransiz taninmislari olan Victor Hugo, George Sand,Honoré de Balzac ve General Hubert Lyautey'in biyografilerini de yazmistir. Savaştan sonra "Croix-de-feu" ve "Le Flambeau" adlı edebi dergilerin editörlüğünü yaptı. 1924'de Paris'de ikinci karısı Simone de Caillavet ile tanıştı. Bu ikinci karısı kendini yalnız kocasının şahsi hayatına değil resmi ve edebi hayatına da vakfetti. 1938'de Maurois çok ünlü "Academie Française"'e üye seçildi. Bu seçimde sonradan Nazilerle anlaşıp onlar yararına Vichy Fransası adlı hükümet kuracak Mareşal Petain ona destek olmuş ve 1940'da yazdığı otobiyografi eserinde Maurois bu desteği için Mareşal'a şükranını bildirmiştir. II. Dünya Savaşı başlayınca Maurois Britanya (Ordusu) Genel Karargahı'nda "Resmi Fransız Gözlemcisi" görevini aldı. Bu resmi görevi ile Britanya ordusunun Belçika'ya girişinde o orduda görevini yapmaktaydı. Fransız hükümetinde bulunan bakanları ve politikacilari şahsen tanımaktaydı ve 10 Haziran 1940'da Londra'ya bir misyonla gönderildi. Tam bu sırada Nazi orduları Fransa'da galip geldiler ve Fransa Nazilerle Ateşkes imzalamak zorunda kalmıştı. Maurois terhis edildi; görevinden alındı ve Kanada'ya gitti. Sonra Maurois bu savaş içinde General Charles De Gaulle'ün "Özgür Fransa Kuvvetleri"'na katıldı ve tüm savaş boyunca bu askeri görevde bulundu. 27 Haziran 1947'de Fransa Cumhurbaşkanı kararnamesi ile ismi resmen "Herzog"'dan "André Maurois"'ya değiştirildi. Maurios 1949'da karısı yanında olmadığı bir Güney Amerika seyahatinde kendi eserlerini İspanyolca'ya çeviren, genç, güzel geniş görüşlü María de los Dolores Checa Garçía y Rivera, adlı bir hanıma aşık oldu. Bu ilişkisi 20 gün sürmekle beraber Maurois "Marita" adını verdiği bu genç hanıma 54 mektup ve 11 şiir yazdı ve bu ilişki 1949'da sona erdikten sonra bu yazılar karısının isteğine uyarak yayımlanmıştır. 9 Eylül 1967'de 82 yaşında iken Neuilly-sur-Seine'de vefat etti ve Neuilly-sur-Seine şehir mezarlığına gömüldü.