Yağ yok, tuz yok, şeker yok, gazyağı yok. Pirinç, kuru fasulye, et, patates, nohut, soğan, peynir, çay, sabun, buğday tümden tükenmiş. Bir avuç çivi kimya olmuş...İğne yok, iplik yok...Hele şeker. Çaylar kuru üzümle pekmezle içiliyor.
Bunun adı düpedüz kıtlıktı ve kıtlık sanki denizi de vurmuştu. Hele kahve! Bir fincanlık kuru kahve için kıyamet kopuyordu.