Gulsum Basar

Gulsum Basar
@Glsmbasar
"Bir dem gelir söyleyemez, bir sözü şerh eyleyemez"
17 okur puanı
Eylül 2023 tarihinde katıldı
Puan vermedi·331 syf.··
2024 10. kitabı
Yine insanın özünü anlatan kitaplardan biri.. şartların insanın yapısına ne derece etki ettiğini, insanın sınırlarını okuyacaksınız. Anlatım güzel özellikle diyalogların birbirini paragraf içinde akıcı bir şekilde takip etmesi güzel bir teknik.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,8bin okunma
Reklam
5/10
·276 syf.··
2024 4. kitabı
Şanzelize Düğün Salonu ismi bi farklı gelmişti, güncel yazarlardan ziyade kalitesi nesillerce ispatlanmış yazarları okumayı tercih ediyorum. Biraz etrafıma bakayım dediğim dönemde bir tavsiye üzerine okudum bu kitabı. Açıkçası beğenemedim. Bir kere orjinal bir betimleme dikkatimi çekmedi oysaki ben bazı satırların altını çize çize okurum, kitabın ismi çekici ama öyküsü çok soğuk. Zaten ana karakteri tutup ağzını yüzünü dağıtmak istiyorsunuz :) Hani sevilir tarafı yok, kötü de olsa bi yerinden seversin ya yok sevemedim. Dostoyevskinin en ezik karakterlerini seversin ama bunun sevilir yanı yok :) Abartılı bir yorum mu oldu bilmiyorum, üzgünüm. Yine de yazarın emeğine sağlık :)
Şanzelize Düğün SalonuTarık Tufan · Doğan Kitap · 20248,6bin okunma
6/10
·475 syf.··
Beğendi
·
2023 33. kitabı
Öncelikle spoiler içeren bir yorumdur...Kitabın girişinde de yazan cümle " Her an her şey olabilir". Kitap bu mesajı vermekle aslında okuma amacına ulaşıyor. Pek çok konuda bir şeyler yazılabilir bence bir kitaba eser denilebilmesi için gün içinde düşündüğümüz ama üzerinde durmadığımız pek çok sıradan ya da nadir durumu düşünceyi etkileyici bir biçimde ele almasıdır. Kitabı okurken bir olay olabilme olasılığını düşündükçe yaşadığımız anda verdiğimiz her kararın yaptığımız her seçimin yaşanabilecek belki sonsuz olasılıklardan biri olabileceğini aslında kaderi daha çarpıcı bir şekilde anlıyorsunuz. Evet kitapta fizik istatistik felsefe var ama ne kadar doğru verildiğini tam anlamasam da çok da kafamı yormadı. 58 kişilik bir sınıfta iki kişinin aynı gün de doğmuş olma olasılığı? Toplu bilinç, maddenin aslında enerji olması, aslında yaşanılan hiç bir şeyin şans eseri olmaması, her bir sonucun sayısız kombinasyonun birleşimi olması, her şeyin birbirinden etkilenebilmesi, görecelik kavramı, izafiyet teorisi, determinizm gibi konularda bazı tanımlar ve diyaloglar okuyacaksınız bu ifadeler belki kitaba hava katmak belki konunun gereği ama bilgilerin ne yeterli ne de anlaşılır ne de doğru olduğu noktasında yorum yapma bilgisine sahip olmasam da altını çizdiğim dikkatimi çeken ve bana katkı sağlayacak cümleler oldu. Kurguya gelirsek...sanki gereğinden çok karakter var gibi evet sonuçta roman ama bağlantılarda biraz zorlamalar var sanki. Kitabın sonu hayal kırıklığı olmasa da heyecan verici şaşırtıcı değil ve bir ikinci kitabı okuma isteği uyandırmıyor bana göre. Belki herşeyin bir sanrı olması sonu beni daha mutlu ederdi ama bu da çok mu klasik olurdu. Sürükleyici mi evet diyebilirim yer yer tıkansa da. Böyle kalın kitapların küçük bölümlerle ayrılması güzel. Sahneler değişiyor
OlasılıksızAdam Fawer · April Yayıncılık · 202398,4bin okunma
7/10
·338 syf.··
Beğendi
·
2023 27. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2023 21:42
Kitap iktisat tarihi olmadığının altını çizse de batının iktisadi akımlarının tarihi sürecini dönüm noktalarını, ekolleri meydana getiren ekonomik ve sosyal süreçleri herkesin anlayabileceği yalınlıkta anlatıyor. Amerikalı yazar feodaliteden sosyalizme ve hatta sosyalizm korkusundan ortaya çıkan faşizme kadarki süreci hem özetliyor hem dünü, bugünü ve geleceği yorumlayabilmemizi gerektiren kavramları açıklıyor. Özellikle iktisat öğrencileri kitabı okudukça Adam Smith i David Ricardo yu, Keynes'i, Marx'ı ve bir çok ünlü ekonomisti oldukları yerde görme ve anlama fırsatı bulacak...feodalideten kopanların nasıl sermaye sahibi oldukları ve merkantilist noktaya vardıkları, altın gümüş stokunun bolluk paradoksunu doğurduğu, buna karşın gerçek zenginlik için bireylerin serbest ticaret yapması ve asıl servetin cari gelir olduğunu savunan fizyokratların gelişimini, serbestleşmiş ve gelişen endüstri toplumunda işçilerin feodal dönemin serflerinden daha çok sömürülmüş olması ve nihayet sosyalizmin patlaması sırayla objektif bir biçimde anlatılıyor. Ekonomik karar ve politikaların arka planına, verilen kararı kimin istediğine ve kimlerin işlerine geldiğine de dikkat çekiyor.
Feodal Toplumdan Yirminci YüzyılaLeo Huberman · İletişim Yayınları · 2024806 okunma