Enes Genç

Enes Genç
“İnsan olan onuruyla yaşar.”
AMASYA
Battalgazi/Malatya
616 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Silah ve ulaşım teknolojileri bazı halkların kendi topraklarını genişletmelerinde ve başkalarının topraklarını fethetmelerinde doğrudan etkili olmuştur. Tarihin en genel seyrinin en önemli nedenidir bu. Peki ama ateşli silahları, okyanusları aşan gemileri, çelik gereçleri icat edenler niçin Amerikan yerlileri ya da Sahra'nın güneyinde yaşayan Afrikalılar değil de Avrasyalılar oldu? Aradaki farklar matbaa makinesinden tutun da cama, buharlı makineye kadar daha pek çok önemli teknolojik gelişmeye uzanır. Niçin bütün bu icatlar Avrasyalılara aitti? Yeni Gineliler ve Avustralya yerlileri, niçin Yeni Gine'de dünyanın en zengin bakır, Avustralya'da en zengin demir yataklarından bazılarina sahip olmalarına karşın, Avrasya'da ve Afrika'nın çoğu bölgesinde binlerce yıl önce kullanılıp bırakılmış taş aletleri MS 1800'de hâlâ kullanıyorlardı? Bütün bu olgular, konunun uzmani olmayan pek çok insanın niçin Avrasyalıların icatçılık ve zekâ bakımından başka halklardan üstün olduklarını varsaydıklarını açıklar. Öte yandan, teknolojik gelişme açısından kıtalar arasındaki farklılıkları açıklayacak bu tür nörobiyolojik farklılıklar yoksa bu farklılıkları neyle açıklayabiliriz? Bir başka görüş de icatlar Johannes Gutenberg, James Watt, Thomas Edisonların kahramanların işi olduğu varsayımına dayanır. Teknolojik çıkmıştır. Onlar Avrupalıydı ya da Amerika'ya göç etmiş AvruWright Kardeşler gibi az bulunur üçbes dahinin torunlarıydı. Eski çağlarda Arkhimedes gibi başka ender görülen dahiler de öyleydi. Bu dahiler aynı şekilde Tasmanya'da ya da Namibya'da da doğmuş olabilirler miydi? Teknoloji tarihi yalnızca birkaç mucidin doğum yeriyle ilgili rastlantılara mı dayanıyordu? Yine de bir başka görüşe göre bu iş bireysel icatçılık sorunu değildi, toplumların bütün olarak yeniliklere açık olup
Sayfa 309 - Tübitak Popüler Bilim Kitapları·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İnsanbilimci Claude Lévi-Strauss'un dediği gibi, eski zamanlarda yazının en önemli islevi "öteki insanları köle etmeyi kolaylaştırmaktı. Yazının uzman olmayan kişilerce kişisel olarak kullanılması çok sonra, yazı sistemlerinin giderek basitleşmesi ve daha fazla anlatım gücü kazanması sonucunda oldu.
Sayfa 301 - Tübitak Popüler Bilim Kitapları·Kitabı okudu
Diller ve Alfabeller
Günümüzde uzman dilciler, yazısız diller için kopya yöntemiyle yazı sistemleri tasarımlıyorlar. Böyle ısmarlama sistemlerin çoğu mevcut alfabeler üzerinde yapılan değişikliklerle oluşuyor ama bazıları da hece yazımıyla geliştiriliyor. Örneğin, misyoner dilciler yüzlerce Yeni Gine ve Yerli Amerikan diline Latin alfabesini uyarlamak için çalışıyor. Türkiye'nin 1928'de kabul ettiği Latin alfabesini devletin resmi dilcileri Türkçe yazıma uyarladılar, aynı şekilde Kiril alfabesi de Rusya'daki pek çok kabile diline uyarlanmıştır. Çok eski geçmişte kopya yöntemiyle yazı sistemleri oluşturmuş birkaç kişiyle ilgili bir şeyler de biliyoruz. Örneğin, (bugün hâlâ Rusya'da kullanılan) Kiril alfabesinin kökeni MS dokuzuncu yüzyılda Slavların ülkesine giden Yunan misyoner Aziz Kyrillos'un icadı olan, Yunan ve İbrani harflerinin bir uyarlamasına dayanmaktadır. Bir Germen dilinde İngilizce de bu dil ailesindendir günümüze kadar kalmış ilk metinler Gotik alfabesiyle yazılmıştır. Gotik alfabesinin mucidi Piskopos Ulfilas'tır. Ulfilas, bugün Bulgaristan'ın bulunduğu yerde MS dördüncü yüzyılda Vizigotlarla birlikte yaşamış bir misyonerdi. Aziz Kyrillos'un icadı gibi Ulfilas'ın alfabesi de çeşitli kaynaklardan alınmış harflerden oluşan bir karışımdı. İçinde 20 kadar Yunan harfi, 5 kadar Latin harfi vardı, harflerin iki tanesi de ya Germen alfabesinden alınmıştı ya da onları Ulfilas'ın kendisi uydurmuştu. Çoğu kez geçmişin ünlü alfabelerinin tasarımından sorumlu olan kişilerle ilgili hiçbir şey bilmiyoruz. Ama geçmişin yeni ortaya çıkmış alfabelerini daha önceden var olanlarla karşılaştırmak ve harflerin biçimlerine bakarak mevcut alfabelerin hangisinin modellik ettiğini anlamak olanağı hâlâ var. Aynı nedenle, Yunan Miken uygarlığına ait Çizgisel B yazı sisteminin MÖ 1400 yılı dolaylarında
Sayfa 289 - Tübitak Popüler Bilim Kitapları·Kitabı okudu
DÜNYANIN DURUMUNU DEĞİŞTİREN SALGINLANLAR VE HASTALIKLAR
O yüzden gelin, biz insan olarak insanın tarafını tutmayı bir kenara bırakıp mikroplar açısından hastalıklara bakalım. Ne de olsa, biz ne kadar doğal seçilimin ürünüysek, mikroplar da öyle. Bir mikrop, üreme organımızda yaralar açmak gibi ya da ishal olmamıza yol açmak gibi biçimsiz yollardan bizi hasta ederek ne gibi evrimsel bir kazanç sağlayabilir? Ayrıca, niçin mikroplar bizi öldürecek şekilde evrimleşsin? Bu özellikle şaşırtıcı ve tuhaf görünüyor, çünkü taşıyıcısını öldüren mikrop, kendisini de öldürür. Temelde, mikroplar da diğer türler gibi evrimleşir. Seçilim, yavrulamakta ve yavrularının yaşayabilecekleri uygun yerlere dağılmasına yardım etmekte en başarılı olanlar lehine işler. Bir mikrop için dağılma, matematiksel olarak her bir hastanın hastalığını bulaştırdığı yeni kurban sayısı olarak tanımlanabilir. Bu sayı, her bir hastanın yeni kurbanlara mikrop bulaştıracak durumda ne kadar süre kalabildiğine ve bir kurbandan diğerine mikrobun ne kadar ustalıkla aktarıldığına bağlıdır. Mikroplar, kişiden kişiye ve hayvanlardan insanlara sıçramanın çeşitli yöntemlerini geliştirmişlerdir. Bir mikrop ne kadar iyi yayılırsa, geriye o kadar çok yavru bırakır ve doğal seçilim onun o kadar lehine işler. Hastalık belirtilerimizin çoğu, aslında cin fikirli, melun bir mikrobun vücutlarımızı ya da davranışlarımızı, bize mikrop saçma görevini yükleyecek şekilde nasıl değiştirdiğini gösterir. Bir mikrobun yayılmasının en zahmetsiz yolu, hiçbir şey yapmadan bir başka kurbana aktarılmayı beklemektir. Bir taşıyıcının başka bir taşıyıcı tarafından yenmesini bekleyen mikropların stratejisi budur: Örneğin, bakterili yumurtaları ya da etleri yiyerek kaptığımız Salmonella bakterisi gibi; domuzlardan bize geçen, domuzları öldürüp güzelce pişirmeden yememizi bekleyen trişinoza yol açan
Sayfa 255 - Tübitak Popüler Bilim Kitapları·Kitabı okudu
Tartışmaya yer bırakmayacak şekilde yazının bağımsız olarak icat edildiği iki yer vardı, biri Mezopotamya, öteki Meksika; Mezopotamya'da Sümerler MÖ 3000 yılında, Meksika yerlileriyse MÖ 600 yılında icat etmişlerdi. MỖ 3000 yılındaki Mısır yazısı ile (MÖ 1300 öncesi) Çin yazısı da bağımsız olarak icat edilmiş olabilir. Belki de o zamandan bu yana yazı sistemi geliştirmiş olan topluluklar, mevcut sistemleri ödünç almış, uyarlamış ya da hiç değilse onlardan esinlenmiş olabilirler.
Sayfa 281 - Tübitak Popüler Bilim Kitapları·Kitabı okudu