" Kişisel mükemmeliyetimizden ve toplumsal değerlerimizden, maddiyat birikimi uğruna çok uzun süredir fazlasıyla vazgeçtik. Gayrisafi milli hasıla ... Amerika'yı bununla yargılarsak ... hava kirliliğini, sigara reklamlarını ve katliam dolu karayollarımızı temizleyecek ambulansları kapsıyor. Kapılarımızın özel kilitlerini ve onları kıran kişiler için yapılan hapishaneleri kapsıyor. Kızılağaçları yok ederek çevreye plansız programsız yayılırken doğa harikalarımızın yitimini kapsıyor. Napalm bombasını, nükleer savaş başlıklarımızı ve şehirlerimizdeki isyanları bastıran polisin zırhlı araçlarını kapsıyor. Whitman'in tüfeğini, Speck'in bıçağını ve çocuklarımıza oyuncak satmak için şiddeti yücelten televizyon programlarını kapsıyor.
Bununla birlikte gayrisafi milli hasıla çocuklarımızın sağlığını, eğitimin kalitesini veya oyunlarının sevincini hesaba katmıyor. Şiirimizin güzelliğini veya evliliklerimizin sağlamlığını kapsamıyor; toplumsal müzakerelerimizdeki zekâyı ya da kamu görevlilerimizin dürüstlüğünü hesaba katmıyor. Aklımızı da cesaretimizi de; bilgeliğimizi de öğrenimimizi de; merhametimizi de ülkemize bağlılığımızı da ölçmüyor; kısacası hayatı yaşamaya değer kılanlar dışında kalan her şeyi ölçüyor. Bize, Amerikalı olmaktan gurur duymamızı sağlayan nedenler dışında Amerika hakkında her şeyi anlatıyor. "
Sayfa 170 - Robert F. Kennedy 1968'deki bir konuşmasında, ekonomik performansın o zamanki temel ölçütü olan GSMH'nın zayıflığını ifade etmişti.·Kitabı okudu
Katıksız, denetimsiz tekel çirkindir. Bir mal ya da hizmetin yegâne sağlayıcısı olan bir firma, rekabeti önleyebilir. Tüketicinin ödeyeceği her fiyatı uygulayabilir. Topluma en zararlı olan tekel budur.
Rekabetin nimetlerinden biri, tüketicilerin piyasada daha düşük fiyatlar bulmasına yol açmasıdır. Oysa bu nimet, üretici için bir lanettir. Düşük fiyat çoğunlukla düşük kâr demektir. Rekabet ile işbirliği arasında bir tercih imkânı verildiğinde kâr maksimize eden firmalar çoğunlukla işbirliğini tercih ederler.