(s.60) “Adam, özenle taranmış temiz ve tazelik taşan saçların süslediği yüze baktı. Güzel yüze... Denizin rengini taşıyan gözlere; renk ve arzunun yarıştığı dudaklara... Fakat adamın gönlü bu kez aşka aralanmadı.(.....)Yanındaki kızın, beynine uzanmak, oradaki değer yargılarını öğrenmek istiyordu. “
(s.70) “Adam güzel giysili sevgilisini hatırladı. Ve böylece ona göre ÖRNEK KADIN yaratılmıştı: Düşünen kadın. Güzel giysilerine sığınmadan yaşayan kadın... Yatakta her zaman dolu olan kadın. Sevgilisinin, Lala’nın kafasına ihtiyacı vardı. Fakat Lala’nın güzel giysilere ihtiyacı yoktu. Lala hem denizde hem karada yaşayabilen bir yaratıktı. Ama sevgilisi sudan çıkınca, yani giysilerinden sıyrılınca ölen bir yaratıktı.”