Kuşatma 1453, ne yazık ki beklentilerimi karşılamaktan oldukça uzak kaldı. Öncelikle, yazarın dönem gerçekliğine hiç uymayan bir şekilde günümüz uzunluk birimlerini (metre, kilometre vb.) adeta o çağda kullanılıyormuş gibi rahatça sayfaya dökmesi, tarihi romandan beklenen atmosferi baştan baltalıyor ve insanı sürekli “Bu o dönemde yoktu ki” diye düşünmeye zorluyor. Hikâye de fazlasıyla basit ve yüzeysel ilerliyor; derin bir kurgu veya katmanlı karakter analizi yerine, olayları hızlıca anlatıp geçme çabası hissediliyor. En rahatsız edici yanı ise Bizans tarafına yaklaşımı: İmparator Konstantinos ve özellikle Giustiniani adeta destansı kahramanlar gibi yüceltilirken, Fatih Sultan Mehmed’in iç dünyası, dehası ve liderliği sönük ve basit kalıyor. Bu denge bozukluğu, fetih gibi muazzam bir olayı anlatırken hem tarihsel adaleti zedeliyor hem de okuyucuyu hayal kırıklığına uğratıyor. Kısacası, akıcı olduğu söylense de benim için vasatın ötesine geçemeyen, yüzeysel bir çalışma oldu.