"...gönlünde böylesine karşıtlıklar taşıyan, böylesine karşıtlıkları bağdaştırmak isteyen kimse, içrahatlığına ulaşmak amacındaysa, derin kaynaklardan kana kana içmek zorundadır. Çünkü onun başına her çeşit felâket gelecek, her çeşit acıyı yaşamak zorunda kalacaktır.
En önemsiz yaşantıların bile, görüşüne hangi ölçüde uyduğunu anlamayı önemseyecek ve deneyecektir. Bütün varlığı, hayat üzerine bütünsel bir görüş edinmeye zorlar onu. Ancak bunu yaptığı zaman, sonu gelmez kararsızlıklarından sıyrılıp içrahatlığına ve güvence ulaşabilir.
İçrahatlığına ulaşmak için hakikate varmış olması gerekmektedir. Ama hakikate götüren yol, dikenlerle doludur; dayanıklılık ve direnç ister; vucutça ve ruhça hazırlıklı olmayı gerektirir. Bundan ötürü, bu tedirgin arayıcının, gerçek hayata ve yardımlaşma gereğine, hayata karşı çok daha kolay bir davranış edinebilecek kimselerden daha fazla yaklaşmış olmasına şaşmamak gerekir."