Ben kimim, biliyor musun?
Söze sığınan bir sessizlik...
Kelimelerin ardından saklanan,
en çok, en çok da gökyüzüne yakışan bir cümleyim.
Bir ağacın gölgesinde unutulmuş sonbahar gibi ağır yalnızlığım.
Kalabalığın uğultusunda kaybolmuş bir serçenin ürkekliği var gözlerimde...
Geçti ömrüm iklimden iklime
Yuva yaptım kaç paket cigaranın bacasında
Yorgunum, kahvem çamur gibi
Batmaya da razıyım, artık beni anla
Yeter ki sen beni
Hiç yazamayacağım bir romanın kollarına atma.
Yeni bir şarkıya başla
Hem şarkı dediğin şarttır yaşamaya
Şarka gittin geldim ardından
Hatırla orada fıskiyesi dönen havuzlar vardı.
Kalabalık avlular, yüksek duvarlar
Başımız döndüydü hatırla
Sürmeleri ne karaydı kadınların
Herkesi bir yere sürer ya dünya
Gözlerine sürülmüştü orada kadınlar.